Nasıl ki Homeros'un İlyada'sı, Musa'nın Tevrat'ı, İsa'nın İncil'i, Muhammed'in Kuran'ı ve yüzlerce filozofun yazdığı binlerce sayfalık metinler işe yaramadıysa, Patasana'nın tabletleri de insanoğlunun yüreğindeki vahşeti durdurmaya yetmeyecektir.
Yalnızca konuşacağız. Birbirimizden korkmamayı öğrenene kadar, bıkıp usanmadan konuşacağız... Anlatmanın bir tür sevişmek olduğunu anlayana kadar, anlatmanın yetmediğini kanıtlayacak olan açlık teninde uyanana kadar, bıkıp usunmadan anlatacağım.
"Savaşsız bir tarih düşünebilir misin? Sosyoloji, ekonomi, psikoloji? Tıbbın en çok ilerlediği evre bile Nazilerin Yahudi kobaylar üzerinde çalışmalar yaptığı dönem. Savaş insanoğlunun varoluş biçimlerinden biri. Hem toplumsal, hem de bireysel olarak böyle bu. Ruhumuzdaki kötülüğü en iyi biçimde açığa çıkaran başka bir oyun yok. İnsanoğlu bu oyundan hiç vazgeçmedi, bundan sonra da vazgeçer mi bilmiyorum. "
İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum... ama anlatamıyorum... bunun ne kadar büyük bir şey olduğunu biliyorum ama konuştuğumda bir bebeğin ıngaları gibi sesler çıkıyor ağzımdan.