Çek Cumhuriyeti'nde MÖ 3.-2. yüzyıllara tarihlenen Kelt Başı
Mšecké Žehrovice yakınlarında bir taş ocağında, antik bir Kelt tapınma alanının (viereckschanze) hemen dışındaki bir çukurda
Hayatın içindeki döngüyü anlatır.
Bazen aynı yerde dönüyor gibi hissettirir
ama her dönüşte biraz daha yukarıdasındır.
Her yara seni daha da olgunlaştırıp ilerlemeni sağlar.Her defasında kendine tekrar dönersin ama daha derin, daha bilgili ve daha sen olarak.🌀
Bazen kendimi bir döngünün içinde gibi hissediyorum. Aynı duygular, aynı hayal kırıklıkları, aynı özlemler dönüp dolaşıp karşıma çıkıyor. İlk bakışta bu, yerimde sayıyormuşum gibi geliyor.
Sonra Siddhartha’yı düşünüyorum. O da defalarca aynı nehrin kıyısına döndü. Ama her dönüşünde aynı insan değildi. Belki mesele nereye döndüğümüz değil, dönerken kim olduğumuzdur.
Hayat bazen yeni yollar açmak yerine aynı yolu tekrar yürütür. Çünkü bazı dersler bir kez anlatılınca öğrenilmez. Aynı soru farklı zamanlarda yeniden gelir; biz de her seferinde biraz değişmiş olarak ona yeniden cevap veririz.
Belki de döngü dediğimiz şey kapalı bir çember değildir. Belki spiral bir merdivendir. Aynı manzarayı tekrar görürüz ama fark etmeden biraz daha yükseğe çıkmışızdır.
Bu yüzden artık her tekrar karşısında “Neden yine aynı şey?” diye sormak yerine, “Bu kez neyi farklı görebiliyorum?” diye sormaya çalışıyorum. Çünkü nehir aynı nehir olsa da ona bakan insan her zaman aynı insan değildir.
Yazım tarzı olarak spiral şekilde olması oldukça ilgi çekici geldi itiraf etmeliyim. Hikayedeki karakterlerden aynı olayı farklı şekillerde duyup olayın kendisiyle ilgili yeni şeyler öğrenmek keyifliydi. Yazar Meksikalı ve kendi halkının ögelerini, özellikle kötü yönlerini çok güzel ve sert bir şekilde yansıtmış. İçindeki küfürler, kanlı sahneler, cinsellik ögeleri oldukça çarpıcı ve rahatsızlık verici. Bu bakımdan kitap bana in-yer-face tiyatrosunu da hatırlattı diyebilirim, başarılı buldum.