Tekrardan merhabalar :)
!!!spoiler içerir!!!
Tamı tamına adı üstünde bir kitaptı. Harpagon'un paralarını kaybetme korkusuna yer yer sinir olmadım değil.Parayı her şeyin önüne koyması sayesinde etrafındakileri kaybediyor, çocukları ona güvenmek yerine ondan korkuyor; ve ilişkilerinin önüne geçince de ortada sadece para kalıyor, sevgi kalmıyor. Güveni ve samimiyeti de kaybettiğini görmekteyiz bu sayede.
Cleante'ın, sevdiği kız için borç ararken kendi babasının karşısına bir tefeci olarak çıkması ise içimi acıtan bir durumdu .hayatta asıl sahip olmamız gerekenin para değil, güvenebileceğimiz insanlar ve onlarla kurduğumuz bağın önemi olduğu gerçeği, oldukça düşündürücü bir yönü oldu benim açımdan.diğer yandan Cleante ile Elise in sevgisi ise tam tersini gösteriyor, riske girip sevdiklerinin yanında olmayı seçiyorlar.bu bana oldukça cesur bir davranış olarak gözüktü .
Molière'in oyunu çok zekice kurulmuş ama bazı yerlerinde fazla kolaya kaçmış gibiydi : Anselme'in son anda çıkıp herkesin babası olması, çekmecenin hiç açılmadan geri gelmesi gibi çözümler, gerçek hayattaki çatışmaları gerçekten çözmüyor, sadece güzel bir final için kestirmeden giriş yapmaya benziyor ; bu yüzden oyun bana "iyi insanlar ödüllendirilir" diye rahatlatıcı bir masal gibi geldi, oysa Harpagon'un cimriliğinin gerçek hayatta bu kadar kolayca çözülebileceğini düşünmüyorum. Yine de para sevgisinin insanı nasıl yalnızlaştırdığını, en yakınındakileri bile düşman gibi gördürdüğünü hiç yumuşatmadan, acımasızca göstermiş; ve Harpagon'un sonunda bile ailesine değil parasına koşması, bence oyunun en dürüst, en cesur anı, çünkü Molière kolay bir "adam değişti" yalanına sapmaması oldukça hoşuma gitti. Sadece kitaptaki eleştirim şu: kadın karakterler (Elise, Mariane) çok pasif bırakılmışlar,kendi kaderlerini