Otomatik Portakal — Anthony Burgess kitap yorumu/inceleme
Otomatik Portakal — Anthony Burgess kitap yorumu/inceleme📖 190 sayfa. İki günde bitti. Kitaba inanılmaz hızlı girdim. Daha ilk sayfalarda o rahatsız edici atmosferi hissettim. Akıcı bir anlatımı var, yorucu değil aksine sürekli ileriye itiyor. Ama bu hız asla kitabı basitleştirmiyor. 💬 Başlarda Alex'in yaptığı kötülükler kızdırıyor. Sonlarda yapamamasına üzüldüm demeyeceğim — ama kendi tercihi olmadan "iyi" olmaya zorlanması çok tuhaf bir his bıraktı. "Seçme hakkına sahip olmayan kişi kişiliğini yitirmiş demektir." İnsan gerçekten seçim yapamıyorsa hâlâ insan mıdır? ✨ Mümkün olduğunca spoiler vermeden kitabı şöyle özetleyebilirim: Anthony Burgess'in 1962'de yazdığı bu distopya, ilk bakışta sert bir şiddet romanı gibi görünse de asıl mesele çok daha derin. Genç ve acımasız Alex, yaptıklarının bedelini devletin geliştirdiği bir yöntemle ödüyor — artık şiddet uygulamak istediğinde bedeni kendisi onu engelliyor. İyi mi oldu bu? İşte kitap tam bu soruyu soruyor. Özgür iradenin tartışıldığı bir kitap. Alex'in doğrudan okurla konuşması da çok hoşuma gitti. Bu anlatım biçimi kitaba çok farklı bir enerji katıyor — sanki biri karşıma geçip hikâyeyi birebir anlatıyor gibi. Bunu daha önce Jane Eyre'de ve Oğuz Atay'da yaşamıştım; o doğrudan temas karakteri çok daha gerçek yapıyor. 🔥 Dürüst olmak gerekirse: yer yer argo, yer yer gerçekten iğrenç sahneler var ve bu rahatsız hissettirebilir. Her okuyucu için değil, bunu peşinen söyleyeyim. 💛 Puanım: 4.5/5 Sevdim mi? Evet. Önerir miyim? Evet, özellikle distopya severler için kesinlikle. #OtomatikPortakal #AnthonyBurgess #distopya #kitaptavsiyesi #kitapincelemesi
Önemsiz Bir Kadın // SPOİLER
LORD ILLINGWORTH sonunda BAYAN ARBUTHNOT'a şunu diyor: "... Üstelik gayet ciddi bir mesele haline getirdiniz, biri metresim, diğeri-" Sözünü bitiremeden Bayan Arbuthnot'tan güzel bir tokat yiyor çünkü eleştirmenlerin çoğu, burada söylemek üzere olduğu kelimenin: "son" (oğlu) veya daha aşağılayıcı bir ifadeyle "bastard" (gayrimeşru çocuk) olabileceğini söyler. "...one's mistress and one's-" Önemsiz Bir Kadın Oscar Wilde
1000Kitap
Reklam
Şimdi arkadaşlar hani gümüş yürek varya D. N. Archeron yazarlı bir kitaltı fantastik ARKADAŞLAR DELİRCEM BEN SPOİLER İSTİYOM baktım her yerde kimseee Marlo ile vilovna noldu bulamadım olmadılar mı oldularmı daha 1 kitaptayım canım aşşırı spoiler çekiyor ve 3 kitabı alır almaz zaten sona bakıcan noluyorr nos ile eira onlara noldu çok pis shipledim onları zaina noluyor onla biri oluyormu kısaca bu kitap nasıl bitecek eira kardeşine kabuşcakmı geri dünyaya döncekmi nolcakkkkkkk
Selam, size harika bir kitap önerisi ile geldimm... 10 kişi. Ölümcül bir oyun. Ya hayatta kal... ya ihanet et. 9/10 🏝 🌊 ‎ Lyla ve sevgilisi bir realite show'a katılır. Ve orada 5 çift olarak 10 kişi gittikleri ada da başlarına en fazla ne gelebilir ki? Show için Hint Okyanusun da bir adaya giderler. Orada herkese bir ev verilir. Birbirlerine alışmaları ve kameralara karşı rol yaparlar. Bir gün ada da ki çiftlere birbirlerinizi gerçekten tanıyor musunuz? diye bir soru cevap yapılır. En iyi tanıyan iki kişi villada kalmaya hak kazanır. Fazla iyi tanıyamayan ise elenir. O gece ada da büyük bir fırtına olur. Ve iki kişi ölür. Bu fırtınadan sonra ada da yaşamak için çabalamaları gerekmektedir. Ya birbirlerine sadık kalacaklar yada ihanet edeceklerdir. Devamı kitapta saklı...✨ .... 🏝🌊 Beni derinden etkileyen bir kitap oldu. Yazarın kalemi çok iyi. Kitabı okurken kendimi sanki onlarla berabermişim gibi hissettim. Her çift mükemmel midir? sorusunu insana sorduruyor...
Şaka maka biz kimle evlenecez Hiç spoiler da yok ileriye dönük.😄
Feels Like Home 2025-Gábor Holtai
Bu şehirde hiç kimse olmak çok kolay ama birisi olmak çok zor" Geniş bir kitleyi yöneten sapkın bir aile düşünün Hayatta kalmanın da sorgusuz sualsiz bir itate dayalı olduğu bir yaşam hayal edin Burada baba ailenin gücü elinde bulunduran, sözü emir ve yasa gibi algılanan kişisidir Ailedekiler devlete boyun eğer gibi babaya itat ederler.Kurbanlar gücü elinde bulundurana karşı direnişleri kırıldığında öz benliklerini ve kimliklerini yitirirler . Film bu aşamada bana Nietzscheyi hatırlattı Nietzsche'ye göre insan, başkasının değerleriyle yaşadığında kendi özünü yitiriyordu. Onun için özgürlük, başkaldırının ötesinde bir şeydi yaşamı bütün acısıyla ve ağırlığıyla kabul etme cesaretiydi belkide Filmde tam olarak bunu konu alıyor. .... Spoiler.... Kurban rolündeki ana karakter önce baskı ve şiddet yoluyla öz benliğini yitirip aile bireyine dönüşüyor.Sonra kurban rolündeki ana karakter bir anda gardiyana dönüşüp ancak gücü elinde bulunduranın merkezden çıkarılmasıyla herkesin özgürlüğüne kavuşacağına aile bireylerini ikna ediyor. Bu sefer de aile parantezinde kurban rolündeki ana karakterin mikro faşizmini devreye giriyor.
Film
Reklam
Reklam