Aslında bu kadar yükselmek ya da alçalmak, daha doğrusu bu kadar ileri gitmek istememiştim hiçbir zaman. Aynaya bakıp kendini tanıyamamak, insanın kendi anılarını bir başkası yaşamış gibi anlatması, dünyanın kendisi dahil üzerindeki hiçbir şeye kayda değer bir varoluş nedeni bulamamak ve zihnin bedenden binlerce kilometre uzakta olması o kadar korkunç ki!
Yaşamaktan, hayatta olmaktan utanmıyordu. Yalan söylemeye ihtiyaç duymuyordu. Kıskandığım bir doğallık, hareketlerinden ve sözlerinden akıp çevresine yayılıyordu. Bir insanın bu kadar kanaatkâr olması beni sinirlendiriyordu
İnsanlara dayanamayan iki cüce birbirlerinden ne kadar
zevk alabilirlerdi ki zaten? Hele hayatı anlatmaya yetecek kelimeleri kafalarımızın
barındırmadığını düşünürsek...