Hayatta her birimiz bir şeyleri başarmak için mücadele içindeyiz. Ya buna katlanır devam edersin ya da pes edersin. Yazarın da söylediği gibi 𝐚𝐜𝛊 𝐜̧𝐞𝐤𝐦𝐞𝐤 𝐛𝐢𝐫 𝐭𝐞𝐫𝐜𝐢𝐡 𝐦𝐞𝐬𝐞𝐥𝐞𝐬𝐢𝐝𝐢𝐫.
1980'lerden bu yana egzersiz sloganı olarak kullanılan "ℕ𝕠 𝕡𝕒𝕚𝕟, 𝕟𝕠 𝕘𝕒𝕚𝕟." mottosunu sadece egzersizde değil aynı zamanda hayatta başarıyı yakalamak istiyorsanız her konuda bunu uygulayabilirsiniz. Kendinizi zorlamadan acıyı, mücadeleyi seçmeden bir şey elde edemezsiniz. Hedeflerinizi ciddiye alıp çok profesyonel yaklaşmanız gerekmektedir. İşte bu noktada yazarın tam olarak yaptığı budur. Tek farkı severek yapmasıdır. Sevmediğiniz, keyif almadığınız bir şeyi rutininize uzun süre dahil edemezsiniz.
Yazar koşmaya başlamadan önce üniversiteden sonra caz bar tarzı bir yer işletmeye başlar. Sabahtan gece yarılarına kadar çalışıyor bir de üstüne o yorgunlukla yılmadan1-1.5 saat yazma eylemini sürdürmeye çalışıyordu. Ama eserlerinde tam odaklı bir yazma olmadığı kanısındaydı. Tam bu noktada yazarlığı profesyonel boyuta taşımak için barı tüm haklarıyla devretmeyi düşündü ve uyguladı. Çünkü onun karakterinde tek işe odaklanıp sınırlarını zorlamak vardır. Bu yüzden kırsal bir alana taşındı. Normalde bar işletirken geç saatlerde uyanıp yatma alışkanlığı kazandığı yaşam döngüsünü kökten değiştirip eşinin de bunu desteklemesiyle her gün 22.00'dan önce uyuma ve 05.00'ten önce uyanma rutinini hayatına ekler ve bunun sonucunda gece hayatı bitse de insan ilişkilerinde gerileme yaşasa da bundan memnundur çünkü insanın zamanını düzenleyip neye odaklanacağını seçmesi insanın bir şeyleri başarabilmesi için bir hayat koşuludur. Zaman bize verilmiş sınırlı ve geri dönüşü olmayan bir hediyedir. Kullanmazsan geçip gider ve tekrar eline alman mümkün değildir. Yazar bu rutini hayatına koymasıyla zamanı daha verimli