Murakami, Murakami.
Ne kadar şey söylesem az bu adama. Çok seviyorum kitaplarını ve artık kendi karakterini de çok seviyorum. Kendisini ve kendi yazma hikayesini okuduktan sonra neden onun kitaplarını çok sevdiğimi daha iyi anladım.
Aniden bir beyzbol maçını izlerken 29 yaşında ben kitap yazacam diyerek başlayan hikayesi bir çok yere doğru evrilip gidiyor. Gerçekten aniden oluyor mu böyle şeyler ne kendisi ne de biz bilebiliyoruz. Bol bol okudum diyor, sadece okudum. Siz de okuyun diye ısrar ediyor. Eğer o yazma isteği spontane ve isteyerek olursa ve bunu yazmaya dönüştürürseniz bir Murakami olma adayısınız. Tabi farklı bir tarzda Murakami.
Hayatını müzik, kitap ve film üçlüsü ile oluşturan birinin bile eksikliği büyük bir yara kabul eden Murakami gibi benim de hayatımda bu üçü inanılmaz yer kaplıyor. Kendimle ilgili bir çok şeyi Murakamide buldum ve cidden benzediğimize inanıyorum. Zaten benim en sevdiğim yazar olur kendisi.
Her kitabını okurum ne olursa olsun okurum.