Bütün bunları anlatmak isterdi belki.Ama bulutlar gibi görünüm değiştiren, yel gibi dönen bu kavranılmaz, tutulmaz huzursuzluğu nasıl anlatmalıydı? Gerekli sözleri bulamıyordu,gerekli fırsattan ataklıktan da yoksundu.
Perdeyi kaldırıp arkasına adım atmak! İşte bu kadar! Bu ikircikli ve kararsızlık niye? İnsan perde arkasının nasıl bir yer olduğunu bilmediği için mi? Bir daha geri dönemeyeceği için mi? Açık seçik bir bilgimizin olmadığı konulara kargaşayı ve karanlığı atfetmek, bizim tipimizin özelliği değil midir?