1741'de Voltaire Hazreti Peygamberin ismini taşıyan bir eser yazmak küstahlığında bulunmuştur.
Tâ II. Abdülhamid 'e kadar sahneye konmamıştır.
Abdülhamid Paris sefiri vasıtasıyla Fransa Reis-i cumhuruna şu mesajı göndermiştir.
"Eğer bu eseri sahneye vaz'ederseniz , Türkiye, bütün İslâm ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir."
Ve Fransa, demokrasi memleketi , hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde kapatmıştır ; korkusundan...
O devirde , -Abdülaziz'den sonra Murad'ın devrinde - Güllü Agop, o kadar korkunç bir adamdı ki , Molier'in "Hasis" isimli piyesini "Pinti Hamid " diye tercüme ettirdi.
Nihayet şunu sordu: "Bu manevî boşluk içinde Türkiye nereye gidiyor?"
Bu manevi boşluğu doldurmaya çalıştığımızı ve Türkiye'nin de ,İngiltere ve Amerika'nın gittiği yere gittiğini söyledim.FAKAT LAİKLİĞİ BİZİM GİBİ ANLAMAYAN AVRUPALI VE AMERİKALILARI TATMİN EDECEK BİLGİLER VERMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ.MANEVİ BOŞLUKLARIMIZI DOLDURMAK İÇİN DEVLETÇE VE MİLLETÇE YAPILMASI LAZIMGELENLERİ YAPMADAN YABANCI TECESSÜSLERİ(MERAK) TATMİN ETMEK ÇOK ZOR OLUYORDU.
Birinci soruya şu cevabı verdim: Türkiye 'de , laiklik inkılâbından sonra, eski Şeyhülislâmlar gibi dinî ve manevî hayatı idare eden bir adam yoktur.Din ve devlet ayrılmıştır.
- Devlet laik olabilir, dedi, fakat millet dinî ve manevî hayatını yaşar.Amerika'da ve İngiltere'de onu idare edenler vardır.(Birkaç isim saydı).
Türkiye'de laikliği ve din hayatını incelemek için memleketimize gelen Mister Stanley S.Newman, İngiliz asıllıdır ve Columbia Üniversitesine mensuptur.Beni evimde ziyaret etti.Birkaç saat konuştuk. Benden evvel bazı profesörlerimizle de temas eden Mr.Newman'ın anlamak istedikleri şunlardı:
1-) Türkiye'de manevî hayatı idare eden kimdir?
2-) Manevî hayatın mürşitleri , velileri , mütefekkirleri(vicdan idarecileri) var mıdır ve kimlerdir?
3-) Gençliğin din inancı,din hayatı ve din bilgisi niçin zayıftır?
4-) Bu meselelerle meşgul bir partiniz ve teşkilâtınız var mıdır?
5-) İmanlarınızın sosyal hayattaki rolleri nedir?