Her şeyin bitmesi o kadar küçük şeylere bağlı ki. Bunu daha iyi anlamak için, bir kez bileklerimize bakmamız, kanımızın, o yeşil, narin damarlarımızdan nasıl akıp geçtiğini düşünmemiz yeterli.
Epiküros'un bakış açısı doğrultusunda yürütülecek geniş çaplı bir reklam kampanyasının global ekonominin çöküşünü hızlandırabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü Epiküros'a göre pek çok iş kolu gerçek gereksinimlerinin farkına varamayan insanlarda gereksiz bir satın alma arzusunun uyanması için uğraş veriyordu.
Gereksinimlerimiz psikolojik olduğu halde maddi şeylere, nesnelere yöneliyoruz. Kafamızı derleyip toplamamız gerekirken evimiz derli toplu görünsün diye raflar satın alıyoruz. Dost sıcaklığının yerini tutsun diye kaşmir hırkalar giyiyoruz. Tabi bu durumdan bir tek biz sorumlu değiliz. Gerçek gereksinimlerimiz konusunda bu kadar az şey biliyor olmamız biraz da çevremizdekilerin, Epiküros'un deyişiyle içi boş fikirlerinden kaynaklanıyor.