“Hiçbir şey atılmazdı. Gece kovaları gübre olarak bahçeye boşaltılır, sokaktan geçen atların arkasından toplanan at pisliği bitkiler için saksılara konur, gazeteler sebzeleri sarmaya, ıslanan ayakkabıların içini kurutmaya, tuvalette silinmeye yarardı.”
“Yüzyılların kol gücünü ve gayretini silip ortadan kaldıran icatlar karşısında hayranlık ve şaşkınlık duyuyorduk, artık hiçbir şey yapmamızın gerekmeyeceği zamanlara girdiğimiz söyleniyordu. İcatlar kötüleniyordu: Çamaşır makinesi çamaşırları yıpratmakla, televizyon gözleri bozmakla, insanları gece yarılarına kadar oturmaya zorlamakla suçlanıyordu. Gözümüz komşuların üzerindeydi, ilerlemenin simgesi ve toplumsal üstünlük belirtisi yeniliklere sahip olanlara gıpta ediyorduk.”
“Bana kalırsa insanın cahillikle yaptığı bir işi düzeltebilmedi için ona mutlaka bir hak tanınmalıdır. Bahse girerim ki birçok kadının başına gelen bir şeydir bu; onlar boyun eğiyor, ben tekmeliyorum… Daha sonraki bir çağda yaşayacak insanlar bizim ne yazık ki yaşamak zorunda olduğumuz bu zamanın vahşi âdetlerine, boş inançlarına baktıkları zaman kim bilir ne diyecekler!”