Her günün bitiminde ya da ertesi günün başlangıcında sonuçları değerlendirmeye vakit ayırın. Davranışlarım temel değerlerimle örtüşüyor mu? Bugün benim için gerçekten önemli olan şeyi yaptım mı? Her gün yeniden bu sürecin başına dönün. Sözünü etmiş olduğumuz doğal yasaları ve kavramları uygulayarak, hayatınızın kontrolünü elinize alın. İnanç pencerenize yerleştirmiş olduğunuz inançlara bakın. İşe yaramayanları atın. Daha doğru olanları saptayın. Onları temel değerler olarak, inanç pencerenize bir daha silinmemek üzere yerleştirin. Çabalarınıza pusula olacak yüce ve ahlaki gerçekleri araştırın.
İbnü'l-Arabî bu konuyu şöyle izah eder: Vücut, cûd (cömertlik) hazinelerinin ilk hazinesi olunca Hak da sana seni bildirmekle ve senin de O'nu bilmenle bu hazinenin anahtarını sana vermiş oldu. Böylece sen ilk mâlûm, O en sonuncu mâlûm, O ilk mevcut, sen en sonuncu mevcut oldun. Mâdumu bilmeye ise senin gücün yetmez. İlim, şühûdîdir. Zaten böyle olmasaydı o ilim olmazdı. Hak bütün hazineler için ya käim aynlar ya ayn içinde ayn-lar veya ayn içinde ayn olmayanlar yaptı. Ayn içinde ayn olmayanlardan maksat nispetlerdir. Çünkü O'nun için aynlar yoktur. O'nun hükmü doğrudan doğruya vücut üzerinde hükmeder. Aslında O'nun aynları olma-dığı gibi vücudu da yoktur. Ancak hükümle O var olur. Bütün bu saydıklarımızı O sırf senin kastın için yapınca seni de sonsuz bir daire gibi mükemmel yapmıştır. Sen ilk (evvel) suretinde son (âhir) olduğundan O senin varlığında zâhir oldu ve âlemi de kendisiyle sana inhisar ettirdi. Bu sebeple âlem ikinizden hâlî değildir. Hükümde ne O'nu senden ne de seni O'ndan temyiz et-mem mümkündür. Bu hazinelerden çıkarılmış âlemin suretleri sende zâhir olmuştur. Bunlar sana meşhûd olunca bu konuda senin bir ilmin oldu.
İnsan bu dünyada var oluşundan sonra ahirette de yeni bir yaratılışla yeniden yaratılacaktır. Onun, organizma bütünlüğü içerisinde yeniden yaratılışı, ilahi iradenin tasarrufu ve belirlemesiyledir.