Freud bu eserinde bir edebi hikâyeyi psikanaliz yöntemiyle inceliyor. Karakterlerin rüyalarını ve davranışlarını bilinçaltındaki bastırılmış duygularla ilişkilendiriyor. Ona göre rüyalar, insanın iç dünyasını ve gizli kalmış ,çıkarılamayan arzularını ortaya çıkarır. Bu yönüyle Sanrı ve Düş, psikolojiyle edebiyatı bir araya getiren önemli bir eser haline gelmiş.
Bu kitap bana bir kez daha şunu hatırlattı: Müslüman’ın asıl amacı Allah’ın rızasını kazanmaktır.
Rasim Özdenören, “Müslümanca düşünmek” kavramını sadece bir fikir değil, bir yaşam biçimi olarak ele alıyor.
Gerçekten bu dini seçtiysek, onu nasıl yaşayacağımızı da bilmemiz gerektiğini sade ama derin bir dille anlatıyor.
Okudukça insan, imanının sadece kalpte değil, düşüncesinde ve davranışlarında da yaşaması gerektiğini fark ediyor.
Beni çok etkiledi; her satırı bir iç muhasebe gibi.
Her Müslüman’ın mutlaka okuması gereken bir eser.
Lucky’yi okurken kitabın sonuna doğru duygularımda bir yoğunluk hissetsem de, genel olarak beni içine çekemediğini fark ettim. Belki yeterince irdeleyemedim, belki de Lucy’nin dünyasına girmekte zorlandım. Anlatımındaki bazı derinlikler bana uzak kaldı. Yine de son sayfalarda hissettirdiği o hüzün ve duygusal etki, kitabın bende bıraktığı en güçlü iz oldu. Fakat bütününe baktığımda, Lucy benim ruhuma tam anlamıyla dokunamadı
Okumaya geç kaldığım için pişman olduğum yüzlerce kitaptan birisi, okurken hüzünlendigim aynı zamanda umutla sayfaları cevirdigim sonunda üzülerek gözlerimin dolduğu ve en çok düşündüren kitaplardandı klişedir belki bu kelimeler ama doruk noktasinda hissettiğim duygular diyebilirim.
Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, ona çok büyük bir hayr verilmiş demektir. Bunu ancak, temiz akıl sahipleri düşünüp anlar.’ (Bakara, 269)”
Dirilt KalbiniNouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 201712,3bin okunma