Sadece çekim alanının etkisi altında hareket eden cisimler bir ivme kazanırlar. Bu ivme cismin cinsine ya da fiziksel durumuna hiçbir şekilde bağlı değildir. Örneğin, bir çekim alanında (boşlukta) durağan bir durumdan ya da aynı ilk hızla harekete geçtiklerinde, bir kurşun parçasıyla bir tahta parçası tamamen aynı biçimde düşerler.
"Eğer elimize bir taş alıp sonra da bırakırsak, neden yere düşer?"
Bu soruya genellikle verilen cevap şudur:
"Çünkü dünya tarafından çekilmektedir."
Modern fizik, şu nedenden dolayı bu soruya değişik bir cevap vermektedir: Elektromanyetik olayların daha dikkatli incelenmesinin bir sonucu olarak şunu kabul ediyoruz ki uzaktan etki, herhangi bir ara ortam işe karışmadan oluşamaz. Örneğin bir mıknatıs, bir demir parçasını çekiyorsa, bu olayın mıknatısın boş uzay aracılığıyla demir parçasını etkilemesi olarak açıklayamayız. Mıknatısın uzayda, etrafında fiziksel olarak gerçek olan ve bizim "manyetik alan" diye adlandırdığımız bir şey oluşturduğunu düşünmek Faraday'ın yaptığı gibi zorundayız. Bu manyetik alan demir parçası üstünde öyle bir etki yapar ki, demir parçası mıknatısa doğru hareket eder. Gerçekten de biraz keyfi olan bu kavramı burada haklı çıkarmakla uğraşmayacağız. Sadece bu kavram yardımıyla elektromanyetik olayların kuramsal olarak çok daha tatmin edici bir biçimde açıklanabileceğini ve bu kuramın özellikle elektromanyetik dalgaların yayılmasında kullanıldığını belirtmekle yetineceğiz.