Dâva, dua kelimesinden doğmuş bir isimdir; istemek anlamındadır. Şeriat dilinde dâva, bir sözdür ki, insan onunla başkası üzerinde olan kendi hakkını isbat etmek ister.
Kim kadılık görevi ister ve ararsa; kendi nefsinin emrine girmiş olur. Kim de bu göreve zorlanırsa, ona doğruyu gösterecek bir melek nazil olur, buyurulmuştur.
Çünkü hâkimlik peşinde koşan, kendine güvenmiş demektir ki, bu haramdır. Bu göreve zorlanan, Allah'a güvenir; bunun için de kendisine hak yol ilham edilir
6. Muhakkak Ebu Cehil, Ebu Lehep ve benzerleri kafirler, onları korkutsan da, korkutmasan da onlar için eşittir, onlar imâna gelmezler. Zira Allah teala onların imana gelmeyeceklerini
bilmektedir. Dolayısıyla artık onların iman etmeleri hususunda umutlu olma.
7. Allah onların kalplerini ve işitmelerini, yani kulaklarını mühürlemiş ve bu vurduğu mührü de sağlama almıştır. Dolayısıyla kalplerinin içine hiçbir hayır girmez ve de onlar işittikleri gerçekten istifade edemezler. Onların gözleri üzerinde de bir perde, örtü vardır. Bundan dolayı da hakkı göremezler. Onlar için büyük, güçlü ve devamlı olan bir azap da vardır.