İnsanın aklı her şeye yeter; çünkü her şey, tüm geçmiş ve ayrıca gelecek, o aklın içindedir...
Neşe, korku, hüzün, bağlılık, cesaret, öfke -kim bilebilir?- fakat hakikat- hakikat zaman kisvesinden sıyrılmıştır.
...Dikkatinizi bu gibi şeylere, sırf yüzeysel olaylara yoğunlaştırdığınızda, gerçeklik -anlatabiliyor muyum, gerçeklik- uçup gidiyor. Neyse ki, içimizdeki gerçeklik gizlidir.
Kadınların gerçeklerden bu denli bihaber olmaları ne tuhaf! Kendilerine ait bir dünyada yaşıyorlar; daha önce asla böyle bir dünya olmadı ve asla olmaz. Her şey ne kadar da tozpembe ve şayet böyle bir dünya kurabilselerdi, daha ilk günbatımını görmeden dağılır giderdi. Dünyanın kurulduğu günden beri biz erkeklerin hiç şikayet etmeden birlikte yaşamaya alıştığı bazı kahrolası gerçekler kadınların dünyasını tepetaklak ederdi.