Ama ya Tanrı yoksa? Altmış yıl boyunca, şimdi yüreğimi titreten, sönecek gibi olan ve her seferinde beni ümitsizliklere götüren bir iman kandilinin verdiği tek güvenceye karşılık yeksenak, fakir, içine kapanmış, hazin bir ömür sürdüm. Aldanmış olmayı istemem, bir avuç kül için altın gibi bir bağ bağışlamış olmak istemem. Bir hayale köle olarak bütün ömrümü boşluğa kurmuş bulunmayı istemem.
Eğer hayat bu kadar kırılgan ve gençlik böylesine geçici ise düşünmeli, şimdiki ânı çok iyi harcamalı, dayanaksız varoluşumuzun hiçbir parçasını boşa geçirmemeliyiz. Bir an varız, sonrasında olmayacağız. Hiç olmamışçasına...