Evrak- i Metruke: Vefat etmiş bir insandan geriye kalan önemli veya önemsiz kağıtlar, hatıratlar, günlükler...
•Her günlük, bir ruhun gizli mabedidir; ama bu "metruk evrak," yalnızca bir kadının sırlarını deği, bir dönemin kırık kalbini fısıldıyor. "Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi", sayfaları karartılmış bir gökyüzü gibi. Güzide Sabri, bize yalnızca Fikret'in yazgısını sunmaz; imkânsız bir aşkın, toplumsal duvarlara çarpıp parçalanışının o yakıcı melodisini dinletir.
Orada, satır aralarında titreyen o genç kadın ruhu, kalbindeki yasak sevgiyi bir sır gibi taşırken, ince hastalığın pençesinde eriyip gitmiştir. Aşkın, vuslata ermeden bir yasa dönüşmesi, her harfin üzerine derin bir matem perdesi çeker. Bu, sadece bir roman değil, masumiyetin kurban edildiği, fedakârlığın adının hüzün olduğu bir zamana yazılmış, gözyaşından mürekkep bir mektuptur.
Kitap biter, kapağı kapanır; ancak o kadının acısı, okurun zihninde yankılanmaya devam eder.
Çünkü o evrak, bir dönemin kadınlarının susturulan sesini, göğüs kafesinde sakladığı yangını ve nihayetinde ölüme teslim edilen çaresizliğini miras bırakmıştır bize. Ağır, zarif ve unutulmaz bir hüzün mirası.