Sabah nispeten kolaydı, sabah gelince ağrı azalıyordu, taşıması zor şeylerin taşıması kolaylaşıyordu. Düşünceler içlerinden gün ışığı geçince saydamlaşıyor, hayaletler deliklerine kaçışıyor, karanlıkta türlü türlü şeye benzettiğim eşyanın odanın içine dağılan aydınlıkla bir sandalye, bir ütü masası, dolabın kapağına asılmış bir hırka olduğunu idrak ediyordum.
Yol, milletçe el ele verip omuz omuza gelebilmemizdedir.
Yol şu mübarek Anadolu topraklarını dantel gibi işleyerek üretimi üç-beş katına çıkartmaktadır.
Yol, bunu başarabilmek üzere yatırımları hızlandırmak için işi ehline teslim edebilmektedir.
Yol, genç nesillerimize tarihimizi, örfümüzü, ananelerimizi, harsımızı bihakkın öğretmek, onları yarının Türkiyesi ve ilelebed var olacak Cumhuriyetimiz için yetiştirebilmektedir.
Yol, içerde müttehit hale gelirken, dışarda kendimizi eksiksiz tanıtabilmemizdedir.
O halde birleşelim, yatırımlara hız verelim ve üretimi katlayalım... Tek çıkar yol, Türkiye'nin kuvvetlenmesidir. Tek çıkar yol dipdiri, güçlü mü güçlü, ihtiyaçlarını gidermiş bir Türk milletindedir.
Selahattin Turgay Daloğlu
Haydi, davranın ve kalkın ayağa...