Kulaklarımı delen beynimdeki uğultuyu bastırmak için televizyonda doksan üç dakikadır süren programın sesini açıyorum. Ama dinmeyen bir can çekişme var beynimde...
İnsanoğlu öyle acayip bir mahluktur ki, onun öncelik sıralamasında ekmekle, Din sık sık yer değiştirir. Karnı açsa, onun için en kutsal mekan midesidir. Ancak bedeninin ihtiyaçlarını giderince, yani dunyaligini kurtarinca, öteki dünya aklıma gelir..
Biliyor musunuz, ben, bugünden tam üç yüz doksan yedi gün önce aşık oldum! Üç yüz doksan sekiz de olabilir. Önemi yok, üstüne şiir bile yazılmaz. Sadece sokaktan öteye geçemeyen bu beton yığınına bütün sırlarımı bağırdım.