Seda Ayık

Seda Ayık
@ssseddda
Marcus Aurelius
‘’ Hiç kimse ölüm döşeğinde onun ölümünü memnuniyetle karşılayacak bir ya da iki kişiye sahip olmayacak kadar şanslı değildir.’’
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Doğduğumuz andan itibaren sürekli ölmekteyiz, sadece yaşamın her aşamasında değil, aynı zamanda bir gün bir seferde. Marcus’un söylediği gibi, bedenlerimiz artık annelerimizin doğurduğu o bedenler değil. Hiç kimse dünkü insanla aynı değil.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Ölüm, yaşamdaki en belirli şeylerin arasında olduğuna göre, bilge insan için en az korkulan şeylerin de arasında olmalıdır.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
İmparator Hadrian, yaşayan bedeni çok önce cansız portreler ve heykellerle yer değiştirmiş olan, tarih kitaplarındaki bir isimden ibarettir. Antoninus, Hadrian, Augustus- tümü ölmüş gitmiş, Büyük İskender’den onun gariban katır çobanına kadar herkesin sonu aynı toprağın altında yatmaktır. Kral da dilenci de farksız, aynı kader eninde sonunda herkesi bekler…
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Marcus sessizce kendine sorar…
‘’Şimdi onlar neredeler?’’ Ve cevabı fısıldar: ‘’Hiçbir yerde ya da en azından bizim bildiğimiz bir yerde değil.’’ Uykulu da olsa, ondan önceki imparatorların ölümlülüğü üzerinde düşünmeye sabırla devam eder. Şimdi kemik ve topraktan başka onlardan geriye kalan hiçbir şey yoktur. Bir zamanların şanlı şerefli yaşamları sonraki nesiller için giderek önemsiz olmaktadır ve zaten yarı yarıya unutulmaktadırlar. İsimleri bile, başka bir çağın anılarını hatırlatırcasına, kulağı eski gelmektedir.
Sayfa 26·Kitabı okuyor