Eveeet maalesef kitap incelemesi yapamayan ben bir inceleme ile daha buradayım. :) Kendimi maalesef kitap incelemesi yapacak donanımda görmüyorum. Ama yine de hem Murakami hem de Sahilde Kafka hakkında birkaç şey söylemek istiyorum.
Murakami postmodernizm alanında oldukça önemli bir yazar. Dünya çapındaki ünü, ödülleri ve kitap satış rakamları ile de bunu kanıtlıyor. Açıkçası Murakami, bende bağımlılık yaratan yazarlardan biri. Anlatım şekli ve benzersiz hikayeleriyle okuyup da beğenmediğim kitabı yok diyebilirim. Fakat yine de herkesin yazarı olmayabilir. Çünkü seven olduğu kadar sevmeyenlere de çok rastladım. Ama yine de şans vermenizi isterim. :)
Kitaba gelecek olursak..
Murakami kitaplarında genelde "yalnızlık" teması hakim. Bu kitap da bunu zaten açıkça görüyoruz. Ayrıca Sahilde Kafka, alışılmış roman tarzının çok ötesinde. Gerçek-düş yanılsamaları, varsayımlar, mitoloji ve daha birçok şey barındırıyor.
Kafka Tamura, küçük yaşlarda annesi tarafından terk edilir. Ve bunun sonucunda babasının kehanetine maruz kalır. Babasına göre Kafka Tamura, Yunan mitolojisinde geçen ‘Oidipus’ kehanetiyle lanetlenmiştir. Yani bu kehanete göre Tamura, babasını öldürecek, annesi ve ablasıyla cinsel ilişkiye girecektir. Bu kehanet yüzünden de evden ayrılmaya karar veren Kafka Tamura'nın hikayesi ve yolculuğu başlamış olur.