In France Calvinism remained a minority, but thanks to influential converts among the nobility, the movement gained an importance out of all proportion to its numbers. Known as Huguenots, French Calvinists were threatening to seize leadership of the country when thousands of them were ruthlessly massacred on St. Bartholomew’s Day in 1572.
Dominican John Tetzel was preaching throughout much of Germany on behalf of a papal fundraising campaign to complete the construction of St. Peter’s Basilica in Rome. In exchange for a contribution, Tetzel boasted, he would provide donors with an indulgence that would apply even beyond the grave and free souls from purgatory. “As soon as the coin in the coffer rings,” went his jingle, “the soul from purgatory springs.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
St. Louis'nin zengin bir mahallesinden on bir yaşında bir çocuk, on yaşındaki bir başka çocuğa bahçeden çıkmasını söyledi. Bahçeden çıkmayan çocuğu anne babasının tabancasıyla vurdu. Oyun arkadaşı ameliyattan sonra hayatını kaybetti..
Sayfa 221 - Serbest Kitaplar·Kitabı okudu
Psikoloji
Sometime around 1140 Gratian, a monk of the monastery of St. Felix at Bologna, published a Harmony of Discordant Canons , which tried to coordinate all previous collections of church law. Since he arranged his quotations of authorities subject by subject, his Harmony soon emerged as the sole manual for teachers and for judges in the church. It served as the base for later additions to the body of canon law.
“Toplama Kampları” düşüncesi, birçok insanın bil­diğinin aksine Hitler’in bir buluşu değildir. İlk toplama kampı 1838 yılında ABD’deki Kızılderililer için yapıl­mıştı. 1901 yılında İngilizler, Boer Savaşı sırasında tutukladıkları Boerlere ‘kollektif hapis cezası’ uygula­mak için ilk toplama kampını açmışlardı. 26.000 Boer kadın ve çocuk İngiliz kamplarında açlıktan ölmüştü. (Çocukların çoğu 16 yaşın altındaydı) Lenin, örnek aldığı Jakobenler Fransa’sı gibi, rejim düşmanı saydığını hiç yargılamadan doğrudan toplama kamplarına gönderiyordu. Ona göre bu kamplar “işçi okulu” idi. Fransız ihtilali sırasındaki Jakoben terörü gibi, Yahudi Bolşevik görevliler de kurbanlarını suya atarak öldürüyorlardı. Bela Kun (Aaron Kohn) ve Roza Zemlyaşka (Rozalia Zalkind), 1920 sonbaharında Kırım’ daki Rus subaylarını suya atarak öldürtmüşlerdi. (Igor Bunich, “ The Partys Gold,”St. Petersburg, 1992) 1920 İlkbaharında Siyonist Çekist Mikhail Kedrov (Asıl adı Zederbaum idi) 1092 Rus subayını suda boğarak öldürtmüştü. Lenin ve yoldaşlarının en nefret ettiği insanlar “bağımsız düşünenler” idi. Bu unsurların yok edilmesi rejim için elzemdi. Lenin ayrıca, mümkün olduğu kadar çok öğrencinin öldürülmesini emretmişti. Çekistler öğ­renci şapkası giyen her genci tutuklamaya başlamışlardı. Bunlar tasfiye edilmeliydi çünkü, geleceğin Rusyası’nın entellektüelleri olarak potansiyel bir tehdit oluşturuyor­lardı.
Sayfa 247·Kitabı okuyor
Alıntı
Bu aralar kitaplarla arama kimse giremez. En çok da Necip Fazıl okuyorum. Üstad'ın bütün eserlerinden sevmeyenlerinin de katılacağını tahmin ettiğim bir teşhisle-âdeta şiir zevki alıyorum. Cinnet Mustatili gibi bir kitabı okuyabileceğiniz cezaevinden daha uygun bir mekân olamaz. Bir de Salih Mirzabeyoğlu'nun Damlaya Damlaya kitabı... Zaten, bendeki bu zamanı israf etmeme şuurunu uyandıran eser o: "Ne yapmalı Birinci ilke, boş durmamak; zaman kayıp giderken, gerçekten istiyorsan birşey yapmayı, hakkını vermelisin geçen her saniyenin... Oturup boş boş hayıflanmak neye yarar? Çin seddine, ilk taşın konulmasıyla başlandı. Şu bina tek tek tuğlalarla işlendi. Gördüğün Büyük Doğu kütübhânesi, tek tek cümlelerle örüldü... (Damlaya Damlaya, st. 43.)