Dokuz, bana geri geldi. Aynı sahneler yaşandı ve ben, nefes alamadım. Ellerim kulaklarımı kapatmadı bu sefer, hayır. Bu sefer ellerim, benim olduğuna inanmak istemediğim ellerim kırdı döktü her şeyi. Ben, ben olmaktan çıktım. Gözümü kan bürüdü. İnan bana, hiç ağlamadım ama öldüm. Üzerime toprak değil, bakışlarını attılar. Bakışlar, öldürdü. Anlama şuan beni. Yalvarırım anlama. Hiçbir yerimde bir hasar yok ama çok kanıyorum. Titreyen ellerim ile bir sözcüğü yazmak için bin defa yazıyor, bin defa siliyorum. Gözlerim doluyor ama hayır ağlamayacağım. Sadece bir sigara daha yakacağım. Bu kaldırım taşında biraz daha oturacağım ve canımı yakan daha bir çok şeyi umursamayıp döneceğim oraya. Adımlarımı yavaş atacak ama çok hızlı öleceğim. Umudumu gömdüm bir yerlere. Bulursan seslen bana. Ben onu kaybettim, gömdüğüm yeri unuttum. Bu geçmiş benim boynuma urganı doladı, ben yaşarım sandım. Yanıldım. Düştüm de çok düştüm. Bu sefer kalkamıyorum. Mazur gör, ezip geç beni.