Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
"Nasıl olduğunuzu öğrenmek ister misiniz?"
Veronika, "Nasıl olduğumu zaten biliyorum." dedi.
"Ve gövdemde sizin gördüğünüz değişikliklerle hic ilgisi yok olanların. Olan her şey ruhumda oluyor."