Dizi film tavsiyeleri
bir yeraltı sit-com'u (2022–) ilk bakışta klasik bir sitcom gibi duruyor. bir grup insan. tek mekânlar. bol diyalog. yüksek tempo. ama birkaç bölüm sonra anlıyorsun ki dizi aslında sitcom'dan çok stand-up enerjisi taşıyor. zaten dizinin yaratıcısı ve başrolü hasan can kaya. ve dizinin bütün ritmi de onun mizah anlayışı üzerine kurulmuş. hikâye, hayatın kıyısında yaşayan karakterlerin yollarının kesişmesi üzerinden ilerliyor. karakterler çoğu zaman başarısız, kaybetmiş, hayata tam tutunamamış insanlar. ama dizi tam da bu noktadan mizah üretiyor. çünkü burada kahraman yok.
Komedi // dram yerli dizi //eğlenceli
`ilginç bazı olaylar` (2021–) ilk bakışta bir komedi dizisi gibi duruyor. zaten afişe bakınca da insanın aklına klasik yerli sitcom geliyor. ama birkaç bölüm sonra anlıyorsun ki mesele güldürmekten çok, günümüz insanının dağılmış hayatını anlatmak. dizinin yaratıcısı ve başrolü `ibrahim büyükak.` ve kariyerindeki en kişisel işlerden biri gibi duruyor. çünkü burada alıştığımız yüksek tempolu skeç mizahı yok. daha sakin, daha gözlemci, daha hayatın içinden bir ton var. konu kabaca bir adamın hayatındaki ilişkiler, arkadaşlıklar, ayrılıklar ve yetişkinlik sancıları etrafında dönüyor. ama dizinin olayı hikâyeden çok anlatım biçimi. çünkü karakter sürekli seyirciyle konuşuyor. olayları yorumluyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yeni nesil stand up :)
Nasıl yeni nesil komedyen olunur? Size birkaç standart konu başlığı ile açıklayayım. “Arkadaşlar regl oldum, adettendir diye trip atıyorum.” “Geçen bana 2000li bir çocuk yazdı.” “Kadınların kötü araba kullandığını söylüyorlar…” Bu konu başlıkları kadın komedyenlerin standardı haline gelmiş durumda. “Afrikalıların su görmemesi” “Kürtlerin elektrik faturası ödememesi” “Arkadaşlar benim bir dini inancım yok…” Bunlar da erkek komedyenlerin seçtikleri konu başlıklarından. Hepsinin ortak özelliği ise komik olmamaları. Bir de Amerikan tarzı olarak elde mikrofonla anlatmaları var. Bazen “ulan mikrofonu ağzına soksa bugüne kadar anlattıklarından daha komik bir görüntü olurdu” diyorum. Çoğu zaman bunların yaptığı işe “stand up” değil de “sit down” deme isteği doğuyor içimde 😃
başta insana soğuk gelirim sonra bir bakmışsın ben bir podcastim ya da stand up
Lay lay lom galiba sana göre sevmeler.
Canım akrabalarıma kapalı gişe stand-up gösterisi yapıp herkesi güldürdükten sonra çilehaneye dönüyoruz. Bu gösteri bana bir tiramisu yapma görevi de vermiş oldu çünkü yeğenlerime Melike Hala olmak bunu gerektiriyor... Evet, hayat çoksel devam ediyor.
Kendime Düşünceler
Zaman, üzerine basıp geçtiğimiz bir halı değil; içine dolandığımız bir sarmaşıktır. Kurtulmak için budamak yetmez, kökünde bekleyen o dilsiz devle tanışmak gerekir." ​Şu an, Spinoza’nın merceklerini silerken parmağını kestiği o keskin sızının içindeyim. Bir yanım Babil Kulesi’nin yıkılışını izleyen tarafsız bir turist, diğer yanım ise yıkıntıların altında kalan son kelimeyi kurtarmaya çalışan bir kazıbilimci. Herkes bir yere varmaya çalışıyor; bense yolun kendisini bir rulo yapıp koltuğumun altına aldım, eve dönüyorum. Eve dediğim yer, muhtemelen hiçbir haritacının henüz cesaret edip de kalemini oynatamadığı o gri boşluk. ​Dün gece rüyamda Sisyphus ile karşılaştım; kayayı tepenin ortasında bırakmış, bir kenara oturup elma yiyordu. "Neden?" diye sordum. "Tanrılar artık izlemiyor," dedi, "seyircisi olmayan bir trajedi sadece fazla mesaidir." Bu yüzden ben de kendi trajedimi bir stand-up gösterisine çevirmeye karar verdim. Biletleri sadece kendine itiraf edemediği sırları olanlara satıyorum. Kazandığım parayla, unutulmuş tanrıların emeklilik fonuna bağış yapacağım. Belki o zaman fırtınalar biraz daha ritmik eser.:)😊 Rûken..