• - Goethe'nin Faust kitabını 65 yılda yazdığı söylenir.
    - Ahmed Arif, Leyla'sına mektubu ulaşsın diye 25 kuruşluk posta pulu için 2 saat hamallık yapmıştır.
    - Honore de Balzac günde yaklaşık 50 fincan kahve içermiş.
    - Nazım Hikmet genellikle beyaz pantolon giyer ve bu pantolonlara ilham gelince not alırmış.
    - Alexandr Puşkin'in "Erzurum Yolculuğu" adında bir kitabı vardır.
    - Süt Kardeşler filminde Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Gulyabani kitabından esinlenilmiştir.
    - J. D Salinger ölmeden önce ki inziva yaşamında kendi idrarını içmek gibi tuhaf alışkanlıklar edinmiştir. Bu bilgiyi kızı bizzat bildirir.
    - Ahmed Arif kendi eseri olan Hasretinden Prangalar Eskittim kitabının adını "Dört Yanım Puşt Zulası" istiyordu.
    - Franz Kafka et yemeyi cinayetle eş değer tutan sıkı bir vejetaryendi.
    - Orhan Veli Kanık ayağında çıkan nasırdan bir şiirinde bahsetmiştir.
    - Charles Dickens boş zamanlarında kimsesizler morgunda kalırmış.
    - Lev Tolstoy 13 çocuk babasıydı ayrıca kadınlarla yaşadığı cinsel maceraları eşiyle evlendiği günün gecesinde ona okutacak kadar da aşırıya kaçan dürüstlüğe sahipti.
    - Oscar Wilde'nin eşcinsel sevgilisine yazdığı mektuplar ortaya çıkınca 2 yıl hapis yattığı bilinir.
    - Mark Twain bugün ki stand-up gösterilerinin temelini atan ilk insanlardan biridir.
    - Friend Schiller masasında mutlaka elma bulundurur, onu koklayarak ilham alırdı.
    - Alexsandra Dumas'ın 40 sevgilisi ve hayattayken 4 öldükten sonra 3 olmak üzere 7 çocuğu olmuştur.
    - Ahmed Arif; "Günde 4 paket Bafra içiyordum."

    * Not aldığım bu yazarların ilginç yönlerini sizlerle paylaşmak istedim.
  • So stand up and cry for freedom
    And keep the dream alive
  • Ünlü Sanatçılar da Kitap Yazar ...

    - Deniz Seki magazin tarihinin en dramatik hikayelerinden birine sahip sanatçı olarak hapse girdiğinde "Deniz'in Dibi" isimli kitabını kaleme aldı. Kitap kendi hayat hikayesini anlatıyor. Genç, yetenekli, güzel ve sevilen bir yıldızken; evli bir klarnetçiye aşık olup hayatını mahveden bir kadının hikayesi yani. Tam anlamıyla ibretlik!

    - Tuğba Özay da mapus damlarına düşen ünlülerden biri olarak, hapishanede gün sayarken boş durmadı ve kitap yazdı. Bedel... Kitapta mafya sevgilisine ithaf ettiği "adam gibi madam" isimli bir şiiri de var. Zira Tuğba Özay sevgilisinin yüzünden hapse girmişti.

    - Tuğçe Kazaz, sosyal medyadan sürekli belirttiği fikirlerini bir kitap yazarak da dillendirme gereği duydu. Kitabına Derin Uyku adını verdi. İçeriğini az çok tahmin edebiliyorsunuzdur. Bu eser de kitapçı raflarında yerini aldı ve Tuğçe Kazaz artık bir "yazar".

    - Gizem Özdilli, hızlı ve magazinsel yaşamını bırakıp evinin kadını olmaya karar verdi, bir yemek kitabı yazdı. Aşkın Lezzeti.. Hapis anıları yerine yemek kitabı yazması oldukça makul seçimlerin insanı olduğunu gösteriyor.

    - Reha Yeprem bir zamanların aranan mankenlerindendi. Ani bir kararla dindar bir yaşam tarzına geçiş yaptıktan sonra o yılları "Zehirli Bal" kitabında anlattı. Şöhretin, paranın ve medyanın gençleri nasıl tuzağa düşürdüğünden bahsettiği bu kitapta kendi deneyimlerinden örnekler yer alıyor.

    - Nihat Doğan hiciv dolu bir şaheser yazdı: "Memleketimin Koyunları" .. Kendi iddiasına göre de "felsefe yapıyordu". Nihat Doğan artık bir "yazar" anlayacağınız...

    - Gülben Ergen, şarkıcı, manken, oyuncu ve gazeteci sıfatlarının yanına bir de yazarlığı ekledi. Öğrendim ki adlı bir kitabı var. Onun kitabı da kendi hayat hikayesinden esinleniyor. Genelde "hayata dair sıcak detaylar" tadında, motivasyon ve umut verici bir dili var.

    - Çelik de siyasi görüşlerini belirtmekten çekinmeyen bir ünlüydü, bununla ilgili kitap da yazdı. Yumuşakçalar ve Diplomasi. Sıkı bir Kemalist olan Çelik'in kitabında sisteme dair görüşleri ve eleştirileri yer alıyor.

    - Teoman'da pek çok şarkı sözünün şiir formunda ilk hallerinin ve bazı çizimlerinin yer aldığı bir kitap yayınladı. "İnsanlık Halleri" sanatçının üretimleri açısından oldukça değer taşıyan ve hayranlarının oldukça beğendiği bir kitap oldu. Çizgisinden şaşmadan, tamamen müziğine yönelik...

    - Yunus Günçe zamanında yaptığı stand up gösterilerini bir kitap haline getirdi. Kitabın ismi Kafamda Böcekler Var...

    - Seren Serengil ünlü ve zengin ebeveynlerin çocuğu olarak oldukça fırtınalı bir hayat geçirdi, bunu da kaleme aldı. "Nefret" isimli bu kitapta duygu dünyasından ve çocukluğunun sancılı taraflarından bahsediyordu. Annesine ve babasına da bol bol giydiriyordu! Oldukça kişisel bir kitap!

    - Okan Bayülgen sadece kitap seslendirmekle kalmadı, kitap da yazdı! Zamanın Tozu Pudra..

    - Sultan elinden çıkma bir kitap: "Sinemam ve Ben" . Türkan Şoray hayat hikayesini ve sinema macerasını bu kitapta kaleme aldı. Nasıl Sultan olunur, Sultanlar nasıl yaşar diye merak ediyorsanız cevabı bu kitapta!

    - Filiz Akın yaşam tarzına yönelik pek çok kitap yazdı. Yemek tarifleri kitabı da var, güzellik sırları kitabı da... "Nasıl kaliteli yaşanır?" sorusunun cevabı, tescilli garantili bir şekilde Filiz Akın'da!

    - Yılmaz Güney'in nasıl ateşli bir devrimci ve muhteşem bir sanatçı olduğunu bilmeyen yoktur. Yılmaz Güney, edebiyata da el attı. Şöhret ve paranın avucunun içinde olabilmesine rağmen her şeyi bir kenara itip inandıklarının peşinden giden bu sanatçımızın kitaplarına bir göz atmak isteyebilirsiniz.

    - Dopdolu bir hayatın, dopdolu bir anlatımla öyküsü: Tuncel Kurtiz'den "Bölük Pörçük". Kitabın içinde sanatçının çok özel ve eski fotoğrafları da bulunuyor. Öyle böyle bir hayat değil! Dillendirmeye fazlasıyla değmiş. Rahmetli Tuncel Kurtiz'in edebiyatı da nasıl kotardığını görünce daha da çok seveceksiniz.

    - Tarık Akan da Tuncel Kurtiz ve Yılmaz Güney'in kankalarından olarak, 12 Eylül dönemi ve kendi yaşadıklarıyla ilgili bir kitap kaleme aldı. Süreçte yargılanan ve şu yaşına kadar hala fikirlerini dile getirmekten çekinmeyen Tarık Akan'ın kitabının ismi "Anne Kafamda Bit Var".
    (Alıntı)
  • Dikkat spoiler içerir.
    Radyo programcılığı ve stand up gösterisi yapan Mesut Süre'nin arkadaşları ile beraber yazdığı, çocukluk dönemleri, uzun boyu, okul ve kızlarla ilişkileri, mahalle kültürü, insanların karakterleri ile ilgili olarak yaptıkları analizlerin bulunduğu keyifli bir mizah eseri. Özellikle hayali yapılan Formula 1 yarışı ve altını temizlemeyi beceremediği için aşık olduğu öğretmene kıçını temizleten çocuğun dramı hikayeleri oldukça güzel olmuş. Keyifle bir solukta okunan bir kitap
  • Preacherman, don't tell me, 
    Vaiz, söyleme bana 
    Heaven is under the earth. 
    Cennetin yerin altında olduğunu 
    I know you don't know 
    Bilmediğini biliyorum 
    What life is really worth. 
    Hayatın gerçek anlamını 
    It's not all that glitters is gold; 
    Bütün parlayan şeyler altın değil 
    'Alf the story has never been told: 
    Hikayenin yarısı bile anlatılmadı 
    So now you see the light, eh! 
    Şimdi ışığı görüyorsun eh! 
    Stand up for your rights. Come on! 
    Haklarını savun, hadi! 
  • Merhaba sevgili 1k okurları,

    Hepimiz Hamlet'i biliyoruz değil mi? Hani Shakespeare'in meşhur tiyatro eserini. Hani babasının intikamını alan o Danimarka Kralı'nı... Peki sizce Hamlet'i Diyarbakır şivesi ile izliyor olsaydık nasıl olurdu?

    Birkaç hafta önce abim bana bir video linki paylaşmıştı. Kürtçe stand up gösterisi olan "Zimandirêj"den bir alıntıydı. Hamlet Kürtçe oynansa nasıl olurdu diye bir skeç oynanıyor. Diyarbakır'da bir ilk yapıp Kürtçe Hamlet oynanmaya karar verilir ve bunun için de Hamlet'i Kürtçe'ye çevirecek birini ararlar. Tabii gösteri stand up olduğu için insanı kırıp geçiriyor. Tabii bu kısmı anlamak için çok iyi bir Kürtçe bilmek lazım. Çünkü seyirciler arasında bulunan meşhur Kürt Yazar Mehmed Uzun ve Kürt sanatçı Ciwan Haco olmalarına rağmen bazı yerleri anlamakta güçlük çekiyorlar. Ona git buna gel, şunu yap bunu yap, elle tutulur bir Kürtçe çeviri yapılamıyor. Olay bu ya, yönetmen de zaten millete Kürtçe oynanılacak diye söylenmedi, biz bunu Türkçe oynayalım der. Ama Diyarbakır şivesiyle oynanır. Şimdi size kırıp geçiren o linki vereceğim ama öncesinde birkaç Kürtçe kısım var. Bilmeyenler için onların Türkçe'sini yazıp hemen altına da video linki bırakacağım.

    Videonun ilk kısmında geçen Kürtçe bölüm;
    "Neyse arkadaşlar, direktör yani yönetmenleri 'Ya biz zaten kimseye Kürtçe oynayacağız,' demedik. 'Hamlet oynayacağımızı söyledik ama Kürtçe oynayacağımızı söylemedik. En iyisi biz Hamlet'i Türkçe oynayalım.' Yalnız Diyarbakır'da Türkçeyle... Hançepek'te Türkçe oynayacaklar. Hepsi Hançepekli... Diyorlar ki peki müziğini kim yapsın? Hamlet'in müziğini? Mahsun Kırmızıgül olsun. Dekor; Marangoz Nuri, Aksesuar da (buradaki ismi net duyamıyorum)... Gelin de böyle bir Hamlet düşünün." Videonun geri kalan kısmı ise Türkçe zaten. Yalnız Diyarbakır şivesiyle. Umarım sizi de kahkahaya boğar. Keyifli seyirler dilerim. :)

    Buyurun karşınızda Diyarbakırlı Hamlet; https://youtu.be/XPF5CFG4lH8
  • Fark ettiyseniz komedi endüstrisi örneğin stand-up komedyenleri, komik çizgi filmler, yahut komedi şovları belirli bir etnik grubu alaya alarak komiklik yapmaya çalışıyorlar. Arapların, meksikalıların, siyahilerin, beyazların Asyalıların yahut Hintlilerin komik olan bir yönünü dillerine dolarlar, konuşma şekilleri ile giyim tarzlarıyla ya da yemek yiyişleri ile dalga geçerler. İzleyiciler de buna katıla katıla gülerler. Ancak komedinin bu çeşidi iyi değildir diye bu ayetin kendi söylüyor "La Yehsar kavmun min kavm" bunu yapmamalısınız.
    Nouman Ali Khan
    Sayfa 76 - Bahsedilen ayet: Hucurat/11