Bir İhtimalin ve Bir Gerçekliğin Arasında
Sabahın Üçü, ilk sayfalarından itibaren bir çocuğun en temel arzusunu sessizce ortaya koyar:
Anne ve babanın aynı anda, aynı yerde olması.
Bu arzu yüksek sesle dile getirilmez; daha çok çocuğun hastalığı üzerinden kurulan küçük ihtimallerle kendini gösterir. Sanki bedenindeki rahatsızlık, anne ve babayı yeniden yan yana getirebilecek tek gerekçedir. Çocuk bunu düşünür, tartar, umut eder; ama aynı zamanda bunun hiç gerçekleşmeyeceğini de fark eder.
Anne ve baba ayrıdır. Baba çocuğu kapıdan alır, yine kapıya bırakır. Görüşmeler kısa, kontrollü ve temastan uzaktır. Çocuğun hayatı, anne ve babanın birbirini mümkün olduğunca az göreceği şekilde düzenlenmiştir. Hastalık sebebiyle babanın bir kez eve gelmesi ise çocukta güçlü bir çekim yaratır. Çünkü o an yalnızca bir sağlık meselesi değildir; birlikte olma ihtimalinin vücut bulmuş hâlidir.
Bu noktada kitap, okuru ister istemez şu soruyla baş başa bırakır:
Boşanmak doğru mudur, değil midir?
Ancak roman bu soruyu ahlaki bir yargı üzerinden değil, gerçeklik üzerinden düşünmeye davet eder. Hayatın her zaman “keşkelerle” dolu olduğu gerçeğini saklamaz. Sağlam sürmeyen bir evliliği devam ettirmek, çocuğu korumak anlamına gelmeyebilir. Çünkü çocuk gördüğünden beslenir. Yan yana olup birbirinden kopuk yaşayan ebeveynlerle büyümek, ayrılığın kendisinden daha ağır bir yük hâline gelebilir. Bu nedenle kitapta anne ve babanın ayrı oluşu tek başına bir trajedi gibi durmaz. Asıl mesele, çocuğun bu ayrılık içinde neye tanık olduğudur.
Bu yüzden romanın başlarında anlatılanlar okurda büyük bir hüzünden çok, bir kabulleniş duygusu yaratır. Çünkü burada anlatılan şey ideal olanın kaybı değil; hiç var olamayacak bir ihtimalin fark edilmesidir.
Roman ilerledikçe ağırlık merkezi baba ile kurulan
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,064 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Dilediğin gibi değilse yaşamın,
Hiç olmazsa çalış
Elden geldiğince; kirletme onu
Kalabalığında yeryüzünün
Koşuşturmalarla,konuşmalarla
Kirletme yanına alıp sürükleyerek
Sunarak ilişkilerin toplantıların
Günlük bayalığına
Yaşamak yabancı,ağır bir yük...”