Kendinizden verdiğinizde 'iyi' olursunuz. Ama kendinize bir şey almak istediğinizde 'kötü' olmazsınız. Çünkü olmak istediğinizde toprağa bağlı ve ondan beslenen bir kök olursunuz. Elbette ki meyve kendi köküne benim gibi ol büyü olgunlaş ve bolluğunu dağıt diyemez çünkü nasıl ki meyve için vermek bir ihtiyaçsa kök içinde almak ihtiyaçtır.
Elinizde vermek istemediğiniz bir şey var mı? Sahip olduğunuz her şeyi elbet bir gün vereceksiniz. O halde şimdi verin ki verme sırası sizde olsun varislerinizde değil.
Aşk sizi nasıl taçlandırırsa yine öyle size acı çektirir. Nasıl sizin büyümeniz için varsa aynı zamanda budanmanız için de vardır. Nasıl sizin boynunuza boyunuza yükselip güneşte kıpırdaşan en naif dallarınızı okşuyorsa aynı şekilde kökünüze inip toprağa bağlı olan noktada onu sarsacaktır. Tıpkı buğday demetleri gibi aşk sizi kendi içinde bir araya getirir. Sizi çıplak hale getirmek için harman gibi döver, sizi kabuğundan çıkarmak için elekten geçirir,sizi beyazlaşıncaya kadar öğüttür sizi enseye kadar yoğurur ve sonra seni kutsal ateşine atarken Tanrının kutsal yemeğinde kutsal bir ekmek olabilesin.