“Sen yalnızca küçük değilsin, küçük adam. Biliyorum ki, senin yaşamda "büyük anların" da var, "yücelme" ve "yükselme" nedir biliyorsun. Ama yücelmeni hep daha yukarılara yaylandıracak, yükselmenin seni hep daha yükseklere taşıtacak sebatin yok. Yukarılara doğru yaylanmaktan, yükseklikten ve derinlikten korkuyorsun.”
“Senin gibi olmadığı için de, sen ona "dâhi" ya da "kaçık" diyorsun. O ama, dâhi değil, sadece bir canlı olduğunu belirtmeye hazır. Senin boş, geveze "topluluklarında" bulunmaktansa, düşünceleriyle baş başa kalmayı yeğlediği için, ona asosyal diyorsun.”
“Bu yüzden senden korkuyorum, küçük adam, baş edemediğim bir korku bu. Dünyanın, insanların bundan sonraki yazgısı sana bağlı. Senden korkuyorum, çünkü sen, kendinden kaçtığın gibi hiçbir şeyden kaçmıyorsun. Sen hastasın, çok hasta, küçük adam. Bu senin suçun değil; ama hastalığından kurtulmak, kendi sorumluluğunda.”
"Beni, kendimin ve dünyamın gelecekteki efendisi olmaya teşvik ediyorsunuz. Ama bana, insanın nasıl kendi kendisinin efendisi olduğunu, söylemiyorsunuz, ayrıca bana, hangi yanlış yolda olduğumu, neyi yanlış düşündüğümü, yanlış yaptığımı söylemiyorsunuz."
"Kitaplarla, resimlerle, güzel şeylerle dolu olan, insanların alçak sesle konuştukları, kendilerinin ve düşüncelerinin temiz olduğu bir havayı solumak istiyorum..."