Yağmur

Yağmur
@steppennwolf
Sanki kâinat, Shelley’in dediği gibi akıcı bir ihtişam olmuştu. Yahut zihnim eşiğinde, çok cömert ve böyle olduğu için henüz son kıvamını bulamamış bir düşünce gibi, her hususiliğini daha cazip yapan bir müphemlik içinde bekliyordu.
Reklam
Hiç, dedi. Kötü itiyatlar. Bir düşünceyi, en zalim şeklini alıncaya kadar, kafasında evirip çevirmek itiyadı.
Onun için bütün etrafında ve kendi mazisinde Nuran’ı aramak, her şeyde ondan bir tad bulmak, onu asırların boyunca efsanelerde, dinde, sanatta, az çok ayrı çehrelerde; fakat daima kendisi olarak karşısında görmek, yaşama dediğimiz macerayı birkaç misline çoğaltan bir büyü idi.
..mevsimler doğuruyor... Fakat ölümün ötesinde, hep bir tasavvur, bir başkasına ait rüya gibi...
-Şark bu, güzelliği burada. Tembel, değişmekten hoşlanmaz, geleneklerine adeta mumyalanmış bir dünya, fakat bir şeyi, çok büyük bir şeyi keşfetmiş. Belki vaktinden çok evvel bulduğu için kendine zararı dokunmuş... Kendisini ve bütün âlemi tek bir varlık halinde görebilmenin sırrını. Belki de gelecek ıstıraplarını hissettiği için bu panzehiri bulmuş. Ama unutmayalım ki dünya ancak bu noktadan kurtulur. -Bulduğu şeyin ahlakını yapabilmiş mi?.. -Zannetmem, fakat bu buluşta kendisini avuttuğu için imkanlarını çok azaltmış... Yarı şiir bir hulyada, realitenin sınırlarında yaşamış.
Reklam