“...Nereden bileceksin başkalarının değil de Tanrıyı öven kişilerin doğruyu ele geçirdiğini.”
“Bilemezsin, çok haklısın. Ama ben yalnızca diyorum ki, şayet onların doğruyu dile getirdiklerine inanırsam, peşlerinden gitmek isterim.”
...artık yalnızlığı tek başıma yudumlayacaktım, Knulp’a göre herkesin yaşamakta olduğu, benimse asla tümüyle inanamadığım yalnızlığı.
“Sızlanıp yakınmayı bırak artık,” dedi Tanrı uyararak. “Sızlanıp yakınacaksın da eline ne geçecek? Her şeyin hayırlı bir yol izleyip olması gerektiği gibi olduğunu, hiçbir şeyin başka türlü olamayacağını gerçekten göremiyor musun?...”
“Bak,” dedi Tanrı, “senden olduğundan değişik bir insan gibi yararlanamazdım... Nihayet sen benim çocuğumsun, benim kardeşimsin, benden bir parçasın; hiçbir zevk, hiçbir acı yoktur ki, senin şahsında ben de yaşamış olmayayım.”
“Doğru,” dedi Knulp ağır ağır başını sallayarak. “Evet, öyle, her zaman sezdim bunu.”