Her şeyin denetlendiği bir devlet düşünün. Düşündüklerinizden, düşünmediklerinizden, yazdıklarınızdan, sayıkladıklarınızdan, kelimelerinizden kısaca her şeyden. Kitabımızda sizi denetleyen bir Büyük Birader var. Ve bu Büyük Birader için çalışan çeşitli ajanlar, düşünce suçu işlersiniz diye sizi her an tutuklayıp buharlaştırarak yok edecek olan düşünce polisleri var. Yazar kitapta böyle bir dünya tasarlamak istemiş.
Kitap karşımıza bir Ütopya karşıtı olarak çıkıyor.
Hayal edilen o huzurlu ortam yoktur. Yerini otorite ve ölümler almıştır. Aslında ölümler bile gizli saklıdır. Güç tamamen otoritenin elindedir ve nefes almaktan bile suçlu sayılabilirsiniz burada. Ütopyaya baktığımızda ”suç ” kavramı bile yoktur oysa. Ütopyada herkes, istediği zaman istediği yere göç edebilen bir kuş kadar özgürdür. Oysa Orwell 1984 kitabında hislerden bile ceza alıp yok edileceğiniz bir ortam inşa etmiştir.
Kısacası Bir Parti vardır bütün iktidarı elinde tutar ve her mekanizmaya sahiptir. Partinin başında Büyük Birader yer alır. Partiye bağlı ilginç bakanlıklar vardır. Gerçek Bakanlığı adı gibi gerçek olmasa da, geçmişi tamamen değiştirmek
amacıyla kurulmuş geçmişe dair ne varsa( Kitaplar, müzikler, resimler, müzeler v.s. ) ne varsa siliniyor ve partinin istediği sahte bir tarihe inandırılıyor.
Sevgi Bakanlığı : Suçluların özellikle düşünce suçlularının cezalandırıldığı yerdir. kitapta anlatılan tasvire göre burada hiç cam yoktur ve etrafı dikenli teller ile çevrilmiştir. Düşünce suçlularının bütün sorguları burada yapılır. 101 numaralı oda bütün suçluların kabusu olarak namzetmiştir. Tele-ekranlar ile her saniyeniz izlenir. Ve en ufak hatanızda enselenir ve hücrete kapatılırsınız.
Varlık Bakanlığı Devlet olur da ekonomisi olmadan olmaz değil mi?
Varlık Bakanlığı devletin Ekonomik