instagramı yeniden kapattım..yaklaşık 2 haftadır içim dışım Tarkan olmuştu..ardı ardına izlediğim pratik yemek/meze videoları, 40 yaş bilgelikleri, kadınlık halleri, psikoloji, felsefe, sağlık, hangi hareketi yaparsan kaç yaşındasın, en etkili yoga pozları, pilates dünyası, kaçırılmaması gereken dizilerin, AI'nın bize yaptıkları, Trump belası....bilmemin/izlememin bana hiç bir faydasının olmayacağı yüzlerce şey, yüzlerce binlerce...bir de bunları mesajlarla etrafa yaymak, alanı büyütmek büyütmek.
küçücük bir dünyanın içinde kocaman kocaman hayatlar yaşayan benim gibi minicik minicik insanlara ne ettiler yahu böyle! kırılganız arkadaş, güçlü müçlü değiliz, olmayan bir şeyle savaş açmışız dünyaya..onlar bin biz sıfır gibi bir şey..bu bir kendine acımak manifestosu değildir, kendine acımak ve kurban rolüne girmek şu saatten sonra yasaktır! ne yaptıysam, sor bir neden yaptın/ya da yapmadının ardından bilinçli bir tercihtir, bendir!
benimi incitmeden beni gördür her bir çırpınış...Pluribus'un 7. ya da 8. bölümünde bir sarılma sahnesi var izleyenler hatırlar..o kadar koşturmacanın, gücün, eylemin, isyanın ardından insanoğlu bir sarılmaya tavdır nihayetinde...almasınlar çok görmesinler insanlığımızı..şuracığa bir de çok sevdiğim Sting şarkısı iliştireyim, kırılganlık deyince ilk aklıma gelen:
youtu.be/lB6a-iD6ZOY?si=...