AKILLA BİR KONUŞMAM OLDU / FAZIL SAY
Fazıl Say'ın kaleminden okuduğum ikinci kitap Akılla Bir Konuşmam Oldu. İlki 'Uçak Notları' idi. Kitap Kasım 2017'de basılmış, benimki 22. baskısı Şubat 2018. İlk okuduğum kitabı beğendiğim için bunu da indirimde görür görmez aldım, okudum. Okudum ama böyle bir kitabın yorumunu nasıl yazacağım bakalım?
Kitap önsözle birlikte beş bölümden oluşuyor. Önsözde Say kitabın hazırlanışını kısaca anlatmış. "Dünyam" adlı bölümdeyse müzik üzerine düşüncelerini, hayatı ile birlikte dünya görüşünü, ülkesi hakkındaki fikirlerini, insanlık, kültür, sanat ve yaşama dair endişelerini, umutlarını, yapmak istediklerini anlatıyor.
"Yüzler" adlı ikinci bölümde ise çocukluğundan başlayarak yaşamında izi olan insanlar, dostlar, sanatçıların portrelerini çiziyor. Üçüncü bölüme ise "Şairlerim" adını vermiş. Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya gibi şiirlerini bestelediği; Nazım, Metin Altıok gibi oratoryosunu yazdığı şairlerden ve bestelerin oluşum süreçlerinden bahsediyor. "Çocuklarım" adlı son bölümde ise yazdığı konçertoları, senfonileri, oda müzikleri, solo piyano eserlerinin oluşum süreçlerini anlatıyor.
Kayıt III başlıklı yazısında: "Bu anlattıklarım, yazdıklarımı okuyan insanlar için, müzikteki kayıt yapımı hakkındaki tüm bildiklerinin çok ötesinde şeyler gibi gözükebilir. Klasik müzik kaydı ile -mesela ne bileyim - pop kaydı külliyen farklı iki ayrı konudur." diyor ve benim merakımı uyandırıyor. Kuzenim gitarist ( Hardal gurubunda çalmıştı) ve beste yapıyor, ders veriyor. Bir dönem onunla stüdyoya girdim, kayıt aşamalarını izledim. Madem klasik müzik kaydı farklı benim bunu da izleyip öğrenmem lazım.
Tabular Ormanına Baltayla Dalan Yönetmen başlıklı bölümde; Danimarkalı film yönetmeni Lars von Trier'den ve