📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir zamanlar,bahçesinde birçok nar ağacı olan bir adam vardı. Güz geldiğinde, narları gümüş tepsilerde evinin önüne koyar; tepsilere, kendi eliyle şöyle yazdığı etiketler yerleştirirdi: "Bir tane alın, bedavadır; göz hakkı olarak."
Ama insanlar gelip geçer, kimse onlardan almazdı.
Epey düşündükten sonra, bir sonraki güz mevsiminde, evinin önündeki gümüş tepsilere narları koymadı, ama bir levhaya koca harflerle şunları yazdı: "Burada ülkenin en iyi narları vardır, ama onları başka yerdekilere nazaran daha pahalı satıyoruz."
O zamandan beri, mahallenin erkekleri ve kadınları o narları satın almak için adamın kapısına üşüştüler.
Bir piskopos, fırtınalı bir günde katedralinde bulunuyordu. Hristiyan olmayan bir kadın onu görmeye geldi ve sordu: "Ben hristiyan değilim. Kuruluş hakkım var mı benim? Cehennem ateşinden kaçabilir miyim?"
Piskopos bakışlarını kadına çevirdi ve cevap verdi ona: Hayır, su ve kutsal ruhla vaftiz olanların dışında, kimseye kurtuluş yoktur!"
Ve sözünü tam bitirdiği anda, bir gök gürültüsüyle katedralin üstüne yıldırım düştü, yapı bir anda ateş ve alev içinde kaldı.
Kentin insanları yetişip kadını kurtarmayı başardılar. Ama piskopos yandı kül oldu, ateş onu yuttu.