Tuhaf Ev, benim için başta büyük bir merak ve gerilimle ilerleyen, ancak sonlara doğru biraz kafa karıştıran bir deneyim oldu.
Kitap, bir adamın satın almak istediği evin planını bir tanıdığına göstermesiyle başlıyor. “Bu evde bir tuhaflık var mı?” sorusu aslında tüm hikâyenin kapısını aralıyor. İlk başta küçük bir şüphe gibi duran bu durum, giderek büyüyen bir gizeme dönüşüyor. Ev planındaki anlamsız detaylar, gizli olduğu düşünülen odalar ve mantığa oturmayan mimari yapı, karakterleri daha derin bir araştırmaya sürüklüyor.
İlerledikçe olaylar sadece bir evle sınırlı kalmıyor; benzer yapılar, farklı insanlar ve geçmişe uzanan karanlık bağlantılar ortaya çıkıyor. Kitabın en güçlü yanı da burada başlıyor: sürekli artan bir gerilim ve “acaba ne olacak?” hissi. Özellikle ilk 140 sayfa benim için gerçekten çok etkileyiciydi. O kadar sürükleyiciydi ki, bir noktada kendimi olayların içinde, hatta bir cinayetin parçası gibi hissettim.
Ancak sonlara doğru hikâye biraz daha karmaşık ve yer yer abartılı bir hâl almaya başlıyor. Farklı hayat kesitlerinin devreye girmesi, olayların hızlanması ve bazı noktaların fazla üst üste gelmesi bende hafif bir kopukluk hissi yarattı. Final kısmı ise beklentimi tam olarak karşılamadı. Nasıl bitmesini istediğimi tam tarif edemem ama bu kadar güçlü başlayan bir hikâyenin daha farklı, daha etkileyici bir sonla tamamlanmasını beklerdim.
Buna rağmen kitabın genel akışı, yarattığı atmosfer ve merak duygusu gerçekten çok başarılı. Japonya’da bu kadar sevilmiş olmasını da açıkçası anlıyorum. Akıcı, sürükleyici ve gizem sevenler için kesinlikle okunabilecek bir kitap.
Açıkçası benim gözümde de çok sevilen, beğenilen bir kitap kendisi. Dediğim gibi sonu biraz fazla abartılı olmuş, biraz karmaşıklı olmuş. Onun dışında severek okuduğum akışkan bir
Yazar: Affedersiniz... Rankyou dediğiniz kişi kimin nesi böyle?
Uzakta bir tatami odası inşa edin, Seikiçi’nin çocuğunu
öldürün, gibi şeyler söylüyor. Nereden bakarsak bakalım bu
söylemler kulağa oldukça şüpheli geliyor.
Yoşie: Evet, aynen söylediğiniz gibi ben de bunun arkasında
bir şey olduğunu düşündüm.
Ve daha önce bir şekilde Rankyou’yu araştırdım. Araştırdığımda
hiç beklenmedik bir şeyle karşılaştım. Aslında Rankyou,
Seikiçi’nin akrabasıymış.