Yazar: Affedersiniz... Rankyou dediğiniz kişi kimin nesi böyle?
Uzakta bir tatami odası inşa edin, Seikiçi’nin çocuğunu
öldürün, gibi şeyler söylüyor. Nereden bakarsak bakalım bu
söylemler kulağa oldukça şüpheli geliyor.
Yoşie: Evet, aynen söylediğiniz gibi ben de bunun arkasında
bir şey olduğunu düşündüm.
Ve daha önce bir şekilde Rankyou’yu araştırdım. Araştırdığımda
hiç beklenmedik bir şeyle karşılaştım. Aslında Rankyou,
Seikiçi’nin akrabasıymış.
Her şeyi unutsam bile,
Seni kalabalıkların arasında yine tanırdı kalbim.
Çünkü bazı insanlar gider,
Ama içimizden asla gitmez.
Bir gün gözlerinin içine bakmayı çok isterdim.
Yanında olmayı, kokunu duymayı,
Seninle olmayı…
Seninle yarım kalmışlığımız var.
Yâr mısın, yara mı?
Aşk mısın, acı mı..
su
Kadın: şöyle bir baktığında daha önce hiç görmediği bir çocuğu görmüş.
Yazar: Ne?!
Kadın: İlkokul çağında, soluk benizli bir çocuk olduğunu söyledi. Yan tarafta öyle bir çocuk yoktu ki. Belki de akrabalarının
çocuğu ziyarete gelmiştir diye düşünerek ertesi sabah bunu onlara sordum. Ben sorunca, “Öyle bir çocuk bize gelmedi’’
dediler.