Unutmamak gerekir ki, dünya tamamlanması gereken ya da aksi takdirde ıskalamış olacağınız büyük bir planı takip etmez. Hayatınızdaki her şey farklı da cereyan edebilirdi. Belli bir tesadüfilik, belli düzeyde bir durumsallık hayatın akışı içindeki tüm olayların ve bu süreçte verilen tüm kararların üzerinde söz sahibidir. Bu bakış açısı bir yandan insanı rahatlatır, ona canlılık katar ve onu özgürleştirirken, Sigmund Freud’un da isabetli tespitde dile getirdiği üzere, onun üzerinde incitici bir etkiye de sebep olabilir. Düşünsenize, kim hayatının, evet kendi benliğinin, sadece tesadüfler sonucu şekillendiğini duymaktan hoşlanır ki? Buna rağmen Freud, “Şansın kaderiniz üzerindeki belirleyeciliğini kıymetli bulmamız gerektiğini söyler. İncinmenin ödülü ise kahkahadır ve bize hayatı anlamdan yoksun bir komedi olarak görmemizi sağlayan neşeli bir bakış açısı armağan eder. Bize kendimizi ideal olandan azat etmeyi ve insanı pekâlâ tökezleyebilen, gülünç bir hayvan olarak görebilmemizi sağlayan rahatlatıcı bir perspektif kazandırır.