Yeis

Yeis
@subafflerry
Şiirin yazgısı düşsel intihar
“Bugün gerçeği tüm çıplaklığıyla görmüştü sanki; çocukluğu binlerce yalana sarılı değil, tüm tehlikeli güzelliğiyle açıkça ortadaydı. Daha önce hiç günlerin aynı anda acı ve sevinçle dolu olabileceğini aklından geçirmemişti. Hayatının önünde bu denli henüz görülmeyen ama görülmeyi bekleyen nice günler olduğunu düşündükçe sevinçle doluyordu.”
Sayfa 97
Reklam
“Aşk öldürmez, eğitimsiz, bencil, ruhsal olarak gelişmemiş insan öldürür. Sorun aşkta değil, sorun nasıl seveceğini bilmeyen insanda.”
Sayfa 207
Büyücüm Tanrıların isimlerini tekrarlamam, ölümü geciktirmiyor. Kemiklerimi, adak testimin yanında kıvrılmış buluyorum. Ve şekilsizliğimi unutmaya çalışıyorum. Nereden geldiğim biraz önemli Orada kalsaydım daha mı az titretecektim mermeri. Yüzünü tanıyorum büyücüm Yaşaması gerekmiyor ellerimin Yalnız gideceğim oraya Tanrılara ağlayacağım bu defa Tanrılar ağlanmaktan yorgundur oysa Boşluklarının, olmayışlarının sıkıntısını anlatacağım Susacaklar Soluksuz nasıl yaşanır sırlarını fısıldayacaklar Yaşanır mı büyücüm Işığı yetmiyor gözlerinin Sadakatini anlatmaya Yoksun Yokluğun anlam bulmuyor yakarışında Çocuksuz olmalısın Kemiklerin yetiyor anlatmaya Gri giysili törenler bitti Ayın ipuçlarını vereceği ânı bekliyorum. Bir ömre kaç ölüm sığdırılır Hangi korku adak testisini doldurur bilmiyorum Büyücüm gecede yıldızlarımın olması günah olur mu
“Hayat seni fazla mı yordu? Yoluna devam et. Kazanmak önemli değildir, önemli olan nasıl kazandığındır. Sen özel bir atıcısın, ikinci kalede çok iyisin ama kaleler arasında hızlı değilsin. Gücünü fark et.”
Sayfa 132
“Zaman ayrımcılık yapmazdı. Mutlu muyuz, üzgün müyüz onun umrunda değildi. Ne yavaş akardı ne de geçmek için acele ederdi. Tek bir doğruda ilerlemeye devam eden gökyüzündeki aya bağlıydı. Yüreğiniz acıyla kavrulurken bile akıp gitmeye devam ederdi.”
Sayfa 175