10/10
·1552 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:42
Edmond, bütün servetin kaybettiğin şeyin yanında eksik kalıyor. Suç işlenir, zaman akıp geçer, suçu işleyenler iyi yerlere gelir ama geçmiş insanın yakasını hiç bırakır mı? Monte Cristo Kontu severek okuduğum ve her karakter üzerinden kişilik tahlili yapılacak harika bir roman! Romandaki yan karakterler bile olayların gidişatını etkileyebiliyor tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Saf kötüler, çıkarları uğruna kötülük yapanlar, kötülük karşısında sessiz kalanlar, iyiler ve hiçbir kötülüğe aklı ermeyenler… Çok şey yazılır da büyüsünü bozmak istemiyorum. Bu şaheser bir yıl boşuna beklemiş kütüphanemde. Ve itiraf etmeliyim ki Edmond Dantès’in mutlu sona ulaşması beni rahatlattı. Eğer roman farklı bitseydi, hayatın adaletsizliğinin kitaba da sirayet ettiğini hissedecek ve buna gerçekten üzülecektim.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,2bin okunma
Euripides /Orestes
Puan vermedi·104 syf.··
2026 33. kitabı
Euripides /Orestes Aiskhylos Antik Yunan trajedisinin babası olarak bilinir. Bahsettiğiniz "Orestes" konusu, onun tiyatro tarihinin en büyük şaheserlerinden biri kabul edilen "Oresteia" üçlemesini (trilogogy) ifade eder. Bu üçleme; Agamemnon, Adak Sunucuları (Choephori) ve Eumenidler (Eumenides) adlı üç oyundan oluşur. İşte bu devasa mitolojik ve hukuki trajedinin devamına Euripides daha modern ve psikolojik bir yaklaşım getirmiştir. oyunu, adeta antik bir trajedi olmaktan çıkarıp modern bir psikolojik gerilim ve politik hiciv halini alır. Euripides, hikayeyi Aykilos’un bıraktığı yerden —yani Orestes’in annesi Klytaimnestra’yı öldürmesinden tam 6 gün sonrasından— başlatır. Orestes, babası Agamemnon’un annesi Clytemnestra ve sevgilisi Aegisthus tarafından öldürülmesinin intikamını almak için annesini öldürür. Ancak oyun, bu cinayetten sonraki günlerde geçer. Apollo, Orestes’e babası Agamemnon’un intikamını almasını emreder. Orestes, gereğini yapar , annesini öldürdüğü için vicdan azabı çekmekte ve Erinysler (intikam tanrıçaları) tarafından takip edildiğine inanmaktadır , Halk meclisi onu ölüm cezasına çarptırmak ister. Kız kardeşi Electra ve sadık dostu Pylades ona destek olur. Halk orestes ve Electrayı dışlar lanetler toplumsal linçe uğratır Çaresiz kalan Orestes ve Pylades, Menelaos’tan yardım isterler; fakat bekledikleri desteği göremezler. Bunun üzerine daha radikal bir plan yaparlar: Menelaos’un kızı Hermione’yi rehin alırlar ve Helen’i ( Truva savaşının nedeni , aynı zamanda orestes ve Electranın teyzesidir) öldürmeye kalkışırlar. Acaba başarır mı ? :) Apollon orestese intikam almasını söyler Kehanet tanrısı olarak, eğer bu görevi yerine getirmezse ağır cezalar göreceğini söyler. Bu nedenle Orestes bir ikilem içinde kalır: * Bir yandan babasının
OrestesEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021546 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi
Bu kitabı okurken en başta içimde sürekli bir sıkışma hissi vardı. Raskolnikov’un düşüncelerine girdikçe kendimi onunla birlikte aynı karmaşanın içinde buldum. Ben olsam böyle bir kararı veremezdim diye düşündüm ama aynı zamanda onun zihninin nasıl bu noktaya geldiğini anlamaya çalıştım. Raskolnikov’un sürekli kendini haklı çıkarma çabası bana çok tanıdık bir insan iç çatışması gibi geldi. Ben de bazen yanlış bir şeyi bile mantıklı göstermeye çalışmanın ne kadar yorucu olduğunu fark ettim. Ama onunki çok daha uç bir seviyedeydi.Sonya karakteri bana bambaşka bir denge gibi hissettirdi. Ben olsam onun kadar sabırlı ve sessiz kalabilir miydim emin değilim. Ama onun içindeki inanç ve dayanma gücü beni etkiledi.Kitap ilerledikçe en çok şunu düşündüm: insan sadece yaptığı şeyle değil, onu yapmadan önceki düşünceleriyle de cezalandırılıyor gibi. Ben olsam bu kadar ağır bir vicdan yüküyle yaşamayı kaldıramazdım.Genel olarak kitap bana şunu hissettirdi: insan zihni hem en tehlikeli yer hem de en karmaşık savaş alanı. Ve ben bu hikâyeyi okurken, insanın kendi kendine kurduğu tuzakların ne kadar gerçek olabileceğini daha iyi anladım.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 148. kitabı
Yapabileceğimiz tek şey yarına kadar ölmemek…” Bu cümleyle başlayan roman, daha ilk sayfalardan itibaren merak duygusunu diri tutmayı başarıyor. Avanos’ta yaşanan gizemli bir olayla başlayan hikâye; Antalya’dan Payas’a uzanan, suç, sırlar ve geçmişle örülü sürükleyici bir yolculuğa dönüşüyor. İsimsiz öğretmen karakteriyle birlikte gerçekle yüzleşirken, aşkın, sadakatin ve insanın sınırlarının da sorgulandığı bir hikâyenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Yerel kültürün, Payas’ın sokaklarının, insanların ve yaşamın romana ustalıkla işlenmesi kitabı daha da etkileyici kılıyor. Karakterlerin değişen yüzleri, beklenmedik gelişmeler ve ters köşeler sayesinde sayfalar hızla akıp gidiyor. Sadece bir suç romanı değil; aynı zamanda aidiyet, geçmiş ve insan ilişkileri üzerine de düşündüren bir eser. Gizem, suç ve yerel dokularla harmanlanmış bu romanı merak duygusunu seven okurlara tavsiye ederim.
Yarından Önce ÖlmeUğur Oğuz · Kavim Yayıncılık · 20266 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:14
Don Winslow'un Kent Üçlemesiii bitti.... Rhode Island'ın karanlık suç dünyasından başlayıp kıtayı aşan bir yolculuğa uzanan, Danny Ryan adlı sıradan bir mafya üyesinin hem hayatta kalma hem de kendini bulma hikâyesidir. Alevler Kenti nde İrlandalı ve İtalyan aileler arasındaki savaşın ortasında kalan Danny, r Rüyalar Kenti nde bu yıkıntıdan kaçarak yeni bir hayat inşa etmeye çalışır ve Harabeler Kenti'nde ise geçmişiyle son kez yüzleşmek zorunda kalır. Her kitapta aynı adam ama bambaşka bir insan olan Danny sadakat, ihanet, aşk ve kaybın ağırlığını sırtında taşırken suç dünyasının içinde belirli bir karakterini hiç tam olarak yitirmez. Üç kitap birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo yalnızca bir suç serisi değill ; gücün insanı nasıl dönüştürdüğünü, Amerikan rüyasının içindeki çürümeyi ve bir insanın kim olduğunu ancak her şeyi kaybetme tehlikesiyle yüzleştiğinde anlayabileceğini anlatan derin ve kalıcı bir eserdir.
Harabeler KentiDon Winslow · Eksik Parça Yayınları · 20253 okunma
Siyah Deri Beyaz Maskeler Üzerine
Puan vermedi·280 syf.·
2026 49. kitabı
Siyah Deri Beyaz Maskeler, insanın kendi bedenine yabancılaştırılmasının kitabı. Irkçılığı yalnızca dışarıdan gelen bir aşağılama olarak değil, insanın içine yerleşen, dilini, arzusunu, aynaya bakışını, aşkını ve kendilik duygusunu bozan bir düzen olarak ele alıyor. Bu yüzden metin, sömürgeciliği sadece toprakların işgaliyle açıklamaz; asıl işgalin insanın zihninde, teninde ve sesinde başladığını gösterir. Kitapta dil meselesi merkezi bir yerde duruyor. Zenci ve Dil bölümünde, sömürgeleştirilmiş insanın Beyaz dünyanın diline yaklaşarak kendisini kabul ettirmeye çalışması anlatılır. Dil burada yalnızca konuşma biçimi değil, insan sayılma iznidir. Kendi diliyle konuştuğunda aşağılanan, Beyazın dilini iyi konuştuğunda ise taklitçi görülen insan, daha en baştan çıkışı olmayan bir koridora yerleştirilmiştir. Siyah Kadın-Beyaz Erkek ve Siyah Erkek-Beyaz Kadın bölümleri, aşkın bile sömürge düzeninden bütünüyle bağımsız kalamadığını gösterir. Mayotte Capécia, René Maran ve Jean Veneuse üzerinden kurulan çözümlemelerde arzu, yalnızca kişisel bir duygu olmaktan çıkar; kabul edilme, yükselme, beyazlığa yaklaşma ve eksik bırakılmış benliği onarma isteğiyle birleşir. Bu bakımdan kitap rahatsız edicidir, çünkü en mahrem görünen yerde bile tarihin soğuk elini gösterir. Octave Mannoni ile hesaplaşma ise metnin en önemli damarlarından biridir. “Bağımlılık kompleksi” düşüncesine karşı yazar, aşağılık duygusunun sömürgeleştirilmiş insanın doğasında bulunmadığını, tarihsel ve ekonomik şiddet tarafından üretildiğini söyler. Böylece suç bireyin içine değil, onu o hale getiren yapıya çevrilir. Bu nokta kitabın gücünü artırır; psikoloji, kişisel zayıflıkların dar odasından çıkar, tarih, ekonomi, okul, devlet, dil ve gündelik aşağılama ile birlikte düşünülür. Kitap boyunca
1000Kitap
Siyah Deri Beyaz MaskelerFrantz Fanon · Encore Yayınları · 2016690 okunma