Gül

Muazzam bi kapitalizm eleştirisi
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2024 52. kitabı
Baldırı Çıplak Hayırseverler (The Ragged Trousered Philanthropists) İngiliz edebiyatındaki ilk önemli işçi sınıfı romanı olarak kabul ediliyor. Robert Tressell romanı 1906-1910 yılları arasında yazmış ve ilk olarak kızının gayretleriyle 1914 ve 1916’da kısaltılmış baskılarla ölümünden sonra yayımlanmış. Tam metni ise ancak 1955’te yayımlanmış. Tressell bize bir hikaye anlatmıyor. 19.yüzyılın sonlarında İngiltere’de hüküm süren kitlesel işsizsizliğin ve yoksulluğun işçi sınıfındaki trajik etkisini okuyoruz. Tressell varlıklı bir ailenin çocuğu olmasına rağmen ailesinden ayrılıp inşaatlarda çalışarak işçi sınıfına katılan bir yazar. Onun bu yönü metni çok daha anlamlı ve gerçekçi kılıyor. Kitabın önsözünde yazar “Hikayede şahit olmadığım veya kesin kanıtını elde edemediğim hiçbir sahne veya olay yok.”diyor. Baldırı Çıplak Hayırseverler, sınıf bilinci oluşmamış, yarı aç yarı tok yaşayan, patronlarını “efendiler” kendilerini de “bizim gibiler” olarak tanımlayan ve yaşadıkları hayatı hakettiklerini düşünüp eyleme geçmeyen işçilerin, patron, kilise ve medya üçlüsünün elinde nasıl paçavra gibi kullanıldıklarının iç yakan öyküsü. Metin muazzam bir kapitalizm eleştirisi. Aynı zamanda da sosyalizm hakkında bilgisi olmayanlar için el kitabı niteliğinde. Bazı bölümler pek çok klasik eserde olduğu gibi fazla uzatılmış ama bu kitabın kıymetinden hiçbir şey eksiltmiyor. Owen, Barrington, İhtiyar Philpot, çelimsiz çırak Bert, küçük Frankie uzun süre aklımdan çıkmayacak Yıllardır baskısı olmayan bu eseri bize yeniden kazandıran Alfa Kitap ‘a sonsuz teşekkürler. Çeviri de tertemizdi. Çok ama çok beğendim. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
Baldırı Çıplak HayırseverlerRobert Tressell · Alfa Yayınları · 202427 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2022 03:36
“Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme döneminde, devletin geleceğini tahmin etmek ve olası saldırıları, komploları, sabotajları engellemek için “Tabir Sarayı” isimli bir rüya bakanlığı kurulur. Ülkenin en ücra köşelerinde yaşayan insanların bile gördükleri rüyalar burada toplanır, elenir, tasnif edilir ve yorumlanır. Gedikli Qyprilli (Köprülü) ailesinin genç üyesi Mark-Alem de burada işe başlar ve onunla birlikte bu devlet kurumunun sırlarla dolu labirentli koridorlarına giriş yaparız.” (Arka Kapak) Osmanlı Devleti’nin dağılmaya yakın düşüş dönemi. Hikaye Köprülü ailesinin son kuşak üyelerinden Mark-Alem’in “Tabir Sarayı”na memur olarak girmesi ile başlıyor. Kurulan sistem Saramago kitaplarını hatırlatan türden. İçinde binlerce kişinin çalıştığı ama ortalıkta kimsenin görünmediği, dönüp dolaşıp aynı yere çıkılan, labirent misali içinde kaybolduğunuz esrarengiz bir saray. İlerlediğinizde iki farklı metin okuyorsunuz aslında. İki farklı dünya. Görünen ve görünmeyen. “Bu iki dünyadan hangisi diğerine hükmediyor, asıl mesele bu.” ”Günlük hayatta güçlü, saygın ve üst rütbeli olabilirlerdi, ama bu yeterli değildi. Hayatlarındaki rollerin yanı sıra başkalarının rüyalarında nasıllardı, hangi gizemli at arabalarına bindikleri ve ne tarz amblem ya da işaretlerle süslü oldukları da bir o kadar önemliydi.“ Ve özet niteliğindeki vurucu cümle: "İnsanları birçok şey hakkında ayıplayabilirsin, özellikle tembelliklerini. Ama uykuyu asla ayıplayamazsın. Herkes uyur dostum; ezelden beri böyleydi ve dünyanın sonu gelene kadar da böyle devam edecek." Rüyalar Sarayı İsmail Kadere’den okuduğum 3. kitap. Balkan edebiyatı okumalarımda “Ölü Ordunun Generali” ve “Taş Kentin Düşüşü” ile keşfedip kalemini çok beğenmiştim. Bu kitabını da gözüm kapalı alıp tek solukta okudum. Beni yanıltmadı. Bol
Edebiyat
Rüyalar Sarayıİsmail Kadare · Jaguar Kitap · 2022434 okunma
Paviç’ten Yeni Oyun
9/10
·272 syf.··
2021 67. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2021 16:17
Okurlarıyla edebi oyunlar oynamayı seven, Rus Tazısı ve Hazar Sözlüğü kitaplarından tanıdığımız Milorad Paviç yeni bir oyunla karşımızda. Bu kez geleceği görmek adına rüyaların alınıp satıldığı ve bu uğurda cinayetlerin işlendiği bir labirentteyiz. Kitap 2 bölümden oluşuyor. 1.Bölüm Eşsiz Parça’da olay örgüsünü okuyor, 2.Bölüm olan Mavi Kitap’ta ise bize sunulan 100 farklı son ihtimalinden birini seçip kendi sonumuzu oluşturuyoruz. Yazarın diğer kitaplarını da okuyan ve takipçisi olan biri olarak bu eserini de çok sevdim. Diğer kitaplarından daha akıcı ve daha kolay okunabilir oldu benim için. Labirentin koridorlarında dolaşırken Puşkin ve karakterleri ile karşılaşmak sürpriz oldu. Onların da oyuna katılmalarıyla birlikte yolculuk daha bir heyecanlı hale geldi. Yıldızların ve burçların da dahil olduğu metini bir yengeç burcu olarak okumak da ayrıca keyifliydi. Büyülü gerçekçilik türünde okumalardan keyif alıyorsanız sizi yine muazzam bir dil cambazlığı, hayal gücü ve sağlam bir metin bekliyor. İlk okuduğum kitabı Rus Tazısı’ndan sonra dediğim gibi “Benim yazarımsın Paviç!” Keyifli okumalar.
Edebiyat
Eşsiz Parça / Mavi KitapMilorad Paviç · Ketebe Yayınları · 202127 okunma
8/10
·408 syf.··
2021 17. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 23:37
Aşk romanı seven herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap, zira türün şimdiye kadar yazılmış en iyi örneklerinden biri. Sulandırılmış bir romantizmle aşkı yüceltmeden, aşkın en doğal, en hastalıklı, en saplantılı hali. Yanında nefretin ve intikam duygularının da olduğu, kötülük ve nefretle harmanlanan bir aşk ve intikam öyküsü. Kısaca aşkın en gerçek hali. Uğultulu tepeler İngiltere’de iki çocuklu bir ailenin yaşadığı yerin adı. Evin babası bir iş seyahatinden yanında çingene bir çocukla döner. Çocuğu sokakta gördüğünü, kimsesiz olduğunu, ona acıdığını ve bu yüzden onlarla yaşaması için eve getirdiğini söyler. Böylece, romanın erkek kahramanı Heathcliff, besleme olarak aileye girmiş olur. Evin oğlu Hindley ondan hiç hoşlanmasa da kız kardeşi Catherine onu çok sever. Kitabın bundan sonraki bölümleri Heathcliff ve Catherine’in çocukluktan itibaren başlayan ve zamanla gelişen tutkulu aşklarını anlatır. 30 yaşında ölen yazar Emily Bronte’nin tek kitabı. Aşk ve nefret bir arada olabilir mi? İnsan aşık olduğu kişiye karşı içinde intikam duyguları barındırabilir mi? İnsan hem iyi hem kötü olabilir mi? Kitap boyunca bize bu soruları sorduran, sorgulatan be tek kitabıyla klasikler arasına girmeyi başaran Emily Bronte yaşasaydı, daha ne şaheserler çıkardı kim bilir?
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2021 18. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 06:53
“Sömürünün her türlüsü insanın ruhunu sakatlamakla, onu ölüme alıştırmakla başlar, öyle kurulur egemenlik, başka türlü köle köle olmaz. Ve sürer ruhun zorla sakatlanışı gitgide artarak, kölenin sağduyusu deliliğe dönüşene dek.” Canlarından başka bir şeyleri olmayan, açlık ve sefaletten bir avuç kalmış bir halkı yeniden ayağa kaldırma ve yaşatma mücadelesinin öyküsü. Açlık, sefalet ve hayatta kalma mücadelesi pek çok kitap için bildik konular. Kitabı farklı kılan şey, tüm bu olumsuzlukların insan ruhundaki etkileri. Yukarıdaki alıntı kitabın özü niteliğinde. Dergide Platonov'un hikayelerinden birini okuyan Stalin, onu “yetenekli bir yazar” ama “p*ç” olarak nitelendirmiş. Sovyet toplumunun temellerini baltalayan bu lakayt yazarı cezalandırmayı talep eden bir mektup bile yazmış. Platonov'un en seçkin eserleri "The Pit" ve "Chevengur" yazarın yaşamı boyunca basılmamış. Rus asıllı Amerikan şair Joseph Brodsky, Platonov’u Dostoyevski ile kıyaslamış. Kitapta her ne kadar esintileri olsa da, Dostoyevski ile kıyaslanacak kadar abartılmamalı diye düşünüyorum. Benim okuduğum ilk kitabı oldu Can. Kitabı da yazarın kalemini de beğendim. Diğer kitaplarını en yakın zamanda okumak istiyorum.
Edebiyat
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,321 okunma