Karanlıkta iki gölge, umutsuz, ağır alacakaranlıkta birbirine uzanıyor. Elleri birleşiyor ve ışık, yüz altın kupadan dökülen bir güneşmişcesine sel olup yayılıyor.
Her şeyi yutarlardı ve yuttukları şey de geride hiçbir iz bırakmadığından, onlara zarar vermezdi. Tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun midesinden sindirilmeden geçip gitmesi gibi.