"Çünkü sona doğru yaklaştıkça, adım adım başa dönen bir daire çizerek ilerliyorum. Yolu düzleme ve seyahate hazırlama çalışmalarına benziyor bu. Artık kalbim uzun zaman önce uykuya dalmış pek çok hatıranın dokunuşunu taşıyor..."
"Babasının da itiraf ettiği gibi, aşkın ne doğru düşünmeyle ne de mantıkla ilgisi vardı. Daha doğrusu, aşkın kendine göre bir mantığı vardı da bunun doğru düşünmeyle bir ilgisi yoktu. Bu tutkuların egemenliğinde olan bir mantıktı; akla sürekli çelme takan, dibe çeken, yanlış yöne kanalize eden, bambaşka, karmaşık bir süreç."
".. Gerçekten böyle bir yöntem var mıydı? Doğru düşünmek, bu, ancak gelişmiş bir bilgisayara öğretilebilrdi. Çözülen her sorunun yerini yeni bir sorunun aldığı günlük yaşamda doğru olana, ancak bir dizi düşünce ve davranış sürecinden geçilerek ulaşılabilirdi ve bu süreç her soru ya da her sorun için yeniden tekrarlanmak zorundaydı, üstelik başarı hiçbir zaman tümüyle garanti değildi."
" Savaşsız bir tarih düşünebilir misin? Sosyoloji, ekonomi, psikoloji? Tıbbın en çok ilerlediği evre bile Nazilerin Yahudi kobaylar üzerinde çalışmalar yaptığı dönem. Savaş insanoğlunun varoluş biçimlerinden biri. Hep toplumsal, hem de bireysel olarak böyle bu. Ruhumuzdaki kötülüğü en iyi biçimde açığa çıkaran başka bir oyun yok. İnsanoğlu bu oyundan hiç vazgeçmedi, bundan sonra da vazgeçer mi bilmiyorum."