Yapılan incelemeleri inceledim ve çoğunlukla aynı fikirdeyim. Daha soft tatlı bir hikaye beklerken gidişatın çok hızlı olduğu neyin nasıl olduğunu anlayamadığım bir curcunada buldum kendimi. Kaldı ki kitabı elime almak istemediğimden 30 günde bitirdim. Aslında en büyük talebim daha Gilmore Girls havasında olmasıydı. Hızlı bir hikaye yoğun bir cinsellik vardı ancak. Beğendiğimi söyleyemem.
Ölmek nasıl bir ansa yaşamak da bir an. Gözlerini kapar ve bütün gereksiz korkuların çözülüp gitmesine izin verirsin. Sonra korkudan muaf olan bu yeni varoluş halinde kendine sorarsın: Ben kimim? Şüpheler olmadan yaşayabilseydim neler yapardım? Haksızlığa uğrama korkusu olmadan yaşayabilseydim? Acıdan korkmadan sevebilseydim? Yarın o tadı özleyeceğini düşünmeden, bugünün tadını çıkarabilseydim? Zamanın geçişinden ve sevdiklerimi benden alabileceğinden korkmamış olsaydım? Evet. Ne yapardım? Kimleri umursadım? Ne için savaşırdım? Hangi yollarda yürürdüm? Nelerden haz alırdım? İçimdeki hangi gizemleri çözerdim? Kısacası, nasıl yaşardım?