Herhangi bir konudaki inat etmek neden? Bırakmak da iyidir; yazmayı bırakmak, okumayı bırakmak, sigara içmeyi bırakmak, var olmayı bırakmak, ot gibi yaşamak ve ebediyen uyumak yeter.
Başkalarının evlerinde yaşamayı seviyorum. Onların kitaplarını, plaklarını, seks oyuncaklarını, komşularının orgazmlarını keşfediyorum; şampuanlarını kullanıp fincanlarında kahve içiyorum.
Bu yabancılaşmada kendimi buluyorum. Şeytanın çömlekleri ve kapakları deyiminin aksine daima şu deyişe inandım: “Kendini başkalarının yerine koy.” İşte o yerde kendimi iyi hissediyorum, tanımadığım dolapları açıyorum, bulduğumu giyiyorum. Aynada kendime bakıyor ve kendimi yeniden tanıyorum.
Klozet üzerinde ıstırap çekerken ellerimi sıkı sıkı tutan kimsem olmadı bir daha. Bunu istemek de kolay değildi. Bana kalan yalnızlık ve yetersizlik oldu. Herhangi bir elemle yüz yüze geldiğimde tüm ömrümü şu terimlerle yorumlarım yeniden: Bir şeyi terk etmek ile geri edinmek arasındaki daimi çatışma. Arada kalan dünyanın ebedi laneti.