Ağzıma içki sürmeden sarhoş sarhoş dolaştırırdı beni sokaklarda ama sonra merhemin de o olurdu.
Ne garip... Hem yara, hem merhem. Hem acıtıyor, hem de iyi hissettiriyor.
Bazen görünmez olabilmek istiyordum. Böylece yanında onunla beraber yürüyebilir, onu takip ettiğim zamanlar varlığımı fark ettirmeden yanında olabilirdim. Küçükken düştüğünde kanayan dizinin yarası olurdum mesela, otobüste yan koltuğu boş sanırken oraya kıvrılmış; kulaklığından sızan müziği dinleyen bir misafir... İlk heyecanı olurdum belki, ilk oyuncağı, ilk gözyaşı, ilk mutluluğu, ilk üzüntüsü, ilk hayal kırıklığı... Eminim ki, onun hayal kırıklığı olmak bile güzel olurdu.