Kırgın ve öfkeliyim. Çünkü ne kadar zaman geçerse geçsin, yaşadığımız zaman modern çağ da olsa biliyorum ki günümüzde bile aynılarını yaşayan küçük kız çocuklarımız var. Gönül ister ki bu kitap hiç yazılmamış olsa, bu olaylar hiç olmasa.
Kadınların bastırılmış haklarının konu alan bu kitap, kadına sadece yaşamı bağışlar bunu da erkeklerinin eline vererek yapardı.
Kadın cinayetlerinde kadınların toplumda yaşayış biçimlerine laf edilir erkeğe hesap sorulmazdı. Her zaman düşünürüm ve hiçbir zaman anlayamam. İki kişi evlenir, doğan çocuk babanın kütüğündedir ama o.c. denildiği zaman ucu anneye yani bir kadına dokunur.
Kitabın anlatımı yalın, sade ve anlaşılır dildendi. Anlaşılmayan tek şey kadını neden sıfırda bırakıldığıydı, yalın anlatımın yani sıra yaşanmışlıkların ağırlığıydı.
Yaşanmışlıkları ve hâlâ bir yerlerde devam eden yaşantıları anlatan bu kitabı empatiyle okumayı bütün kadınlarımıza önerir ve nefretlerini her zaman diri tutmalarını tavsiye ederim.
Erkeklerden nefret ettiğimin farkındaydım; Fakat bu sırrı uzun yıllar başarıyla sakladım. En çok nefret ettiğim erkekler bana öğüt vermeye kalkışanlar ya da beni yaşadığım hayattan kurtarmak istediğini söyleyenlerdi. Onlardan daha çok nefret etmem, benden daha iyi olduklarını ve yaşamımı değiştirmek için bana yardımcı olabileceklerini sanmalarındandı.