Yu Hua’nın Yaşamak adlı romanı, insan ruhunun dayanıklılığını ve yaşamın acı tatlı yanlarını etkileyici bir şekilde anlatan, unutulmaz bir eser. Fugui’nin hikâyesi, okuyucuya hayatın hem ne kadar acımasız hem de ne kadar değerli olabileceğini gösteriyor.
Kitabı bitirdiğinde, büyük ihtimalle uzun bir süre Fugui’nin yaşadıklarını düşünecek ve hayatın anlamı üzerine kendi sorgulamalarını yapacaksın. Eğer derin, etkileyici ve insan doğasını sorgulatan kitapları seviyorsan, Yaşamak kesinlikle okunması gereken bir eser.
“İnsan yaşarken, acılar bir dağ gibi üstüne çöker ama yine de yürümeye devam edersin. Çünkü başka çaren yoktur.”
“Hayat dediğin şey, insanın başına gelenlerden ibaret. Ne kadar çırpınırsan çırpın, bazen hiçbir şeyi değiştiremiyorsun.”
“Benim yaşamak için bir sebebim yok, ama ölmek için de bir sebebim yoktu. O yüzden yaşamaya devam ettim.”
“İnsan, ne kadar acı çekerse çeksin, yaşamak zorunda. Çünkü hayat, acıyı da mutluluğu da içinde barındıran uzun bir yolculuktur.”
“Ölüler huzura erer ama geride kalanlar, anılarla yaşamaya mahkûmdur.”
“Zenginlik dediğin şey, açken bir tas sıcak çorba bulabilmekten başka bir şey değildir.”
Bu alıntılar, romanın ruhunu ve insan hayatı üzerine derin gözlemlerini yansıtan etkileyici sözlerdir. Yaşamak, insanın zorluklara rağmen nasıl ayakta kalabildiğini gösteren bir roman olduğu için, bu alıntılar da kitabın güçlü mesajlarını taşıyor.