İnsanların en zayıf tarafları sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.
Bizim "ahlak" tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hâdiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan "hesabi" bir tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor, onun dediği oluyordu.
" İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz."
İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali